Anlaşamıyorduk. Neden ayrıldınız? Anlaşamadık. Neden boşandınız? Anlaşamadık. Anlaşamamak çok anlaşılır bir nedendi ayrılmak için ama kimseye bu kadar açıklama yeterli gelmiyordu. Daha geçerli sebepler istiyordu toplum bizden. Hiç değilse şiddetli bir geçimsizlik istiyordu. Oysa şiddetsiz, sessiz bir geçimsizlik de az şey değil ki. Aynı evi paylaşan, hiç konuşmadan, kavga etmeden, birbirine dokunmadan seneler geçiren insanların geçimi de geçimsizlik değil mi? Çiçeği ha bir günde atmışsın kökünden, ha yavaş yavaş solmasına izin vermişsin.
Zaman ,mekan değişse de küçücük bir çocuğun gözünden büyük acılara şahit olmamız hiç değişmeyecek sanırım…
Onca Yoksulluk Varken, Romain Gary (Emile Ajar)’a Goncourt Edebiyat ödülünü ikinci kez kazandıran bir eser.
Momo ve Madam Rosa…
Onca yoksulluğun, sevgisizliğin, yalnızlığın ortasında bu değerlerin eksikliklerini birbirinde tamamlayan, birbirine sevgiyle tutunan iki insanın hikayesi.
Momo, küçük yaşta dünyayı anlamaya çalışan ve bir yetişkin gibi herşeyin farkına varan, merhamet dolu bir çocuk.
Madam Rosa, biyolojik olmasa bile anne kelimesinin anlamını Momo’ya tattıran, ona sevgiyle bağlanan ruhu yaralı ve yaşlı bir kadın. Aralarındaki ilişki iki insanın birbirine sevgiyle bağlanmasının en güzel örneğidir.
Yazar eseri Momo’nun gözünden yalın bir dil ile anlatmaktadır.Momo’nun gözünden anlatılması da duygusal yoğunluğu arttırmıştır.
Yazar, Momo’nun dünyası ile ölüm, yalnızlık, sevgisizlik, merhamet gibi pek çok kavramın altını çizer.Romanda din, dil, ırk farkının önemsizliği bir kez daha gözler önüne serilir.
Yoksulluk kavramı ile maddi yoksulluğun yanı sıra sevgiye duyulan açlık da anlatılır.
“Melek bilgisiyle, hayvan da bilgisizliğiyle kurtuldu, insanoğlu bu ikisi arasında keşmekeşte kaldı."
…
Rumi hazretleri diyor ki" Yaratıklar üç kısma ayrılır:Sırf akıl olan ve şehvetten ayrılmış melekler,sade şehvet olan hayvanlar ve hem akıl hem şehvetten oluşmuş insanoğlu...İnsanın yarısı akıl yarısı şehvet,yarısı melek yarısı hayvandır.Yarısı yılan yarısı da balıktır.Balık olan kısmı onu suya doğru çeker,yılan olan yanı ise toprağa doğru sürükler.”