İşsizlik böyle bir şey. Bulduğun işi idareli kullanacaksın. Mesela ben evimi asla bir günde
temizlemiyordum. Bir gün süpürüyorsam ertesi gün siliyordum. Sonraki gün lavaboya çamaşır suyu döküyordum. Başka bir gün evi topluyordum. Kuru fasulyeyi, pilavı bile aynı
gün yapmıyordum. Yaparsam ertesi güne iş kalmazdı. Bu zaman yönetiminin nasıl bir şey olduğunu işsizler dışında kimse anlayamazdı.
Gülüş anne babadan geçen bir şeydir. Anne baban gülüyorsa sen de gülersin, onlar gülmüyorsa istediğin kadar içinden gelsin senin yüzüne bir tebessüm layığınca oturmaz.
Antikacılarda vakit geçirmeyi çok severim. Çok bir şey almasam da dolaşmak, bu size nereden geldi demek, bir eşyanın hikâyesini masal gibi dinlemek, fiyatını sormak, alacak gibi olmak ama almamak, eşyalara dokunup yerine bırakmak, elimin tozlanması falan hoşuma gidiyor.
Başka çocuklar anneleriyle birlikte sokaktan geçerken annemin yokluğunu, karne günlerinde okul bahçesinde anne babasına koşan çocukları gördükçe bir ailenin yokluğunu, komşularımıza insanlar gelip giderken yalnızlığımızın büyüklüğünü, bütün genç kızlar evlilik hayali kurarken bu hayata hapsolmuşluğumu anlamıştım.