Küçükken hep evde kavanozda fasulye çimlendirirmiş pamuk arasında.
Öyle tatlı anlatıyor ki pamuk mu olmak istiyorum, kavanoz mu, fasulye mi o an bilmiyorum, ama durduğum yerde çimleniyorum kıza, öyle bir haldeyim.
Kendine deli tarlaya bir kulübe yaptı işte. Annemin çiçek saksılarından da götürmüştü de kıyameti koparmıştı annem. Oldu olacak bir de karı bul kendine de gelme eve diye tekmelemişti saksıları.
Şimdi düşünüyorum, herkesin hayali dağ başında bir kulübe, bir sıcak yatak. Yaşamak sadece şehir insanının hakkıymış gibi bir kanı var hepimizde. Köylü yaşadığı dünyanın kıymetini bilmez, ona ağaç sebze meyve veriyorsa ağaçtır, toprak sebze veriyorsa toprak.