“Ne zaman yakalayacaksın hayatında disiplini?”
- Bilemiyorum..bilemiyorum. Ben de bir zamanlar disiplinliydim Mariana. Onu severken öylesine disiplinliydim ki attığı adımların çizgisini bozmazdım, o uyurken kirpiklerini sayardım teker teker, dudaklarındaki çizgiyi geçmezdi parmaklarım, nefesi nefesimle uyumlu gitmek zorundaydı, biz cennete erişmek zorundaydık..
Öyle disiplinliydim ki ruhuna erişmek uğruna, gece ne zaman yanıma gelse, saate bakar, dakikası saniyesine uyacak şiir gibi uyanık kalırdım, uykusuz kalırdım, onsuz kalırdım bazen.. yine de yenilmez beklerdim, sonsuza dek gitse bile. Bizim öpüşmelerimiz şiir gibiydi, o geldiğinde, şiirlerim de disiplinliydi benim, her gün, her dakika şiir yazardım.
Aşk sağlıyor galiba bunu, içimdeki ateşi aşk körüklüyor.. o olmadığından beri, neye odaklanacağıma şaştım, yolumu kaybettim.. çok yol çıktı güzelliğime, yeteneğime, enerjime belki.. ama ben yoktum, ben geçmişte kalmıştım, eski disiplinimde, sağladığım tek disiplinde.
Ben dünya köleleği için disiplinsizim Mariana, ama bunu yapmak zorundayım, yüreğimi kanatan da bu.. yemin ederim bu..”
Onun ağzından çıktığında, gücüm yeterdi her şeye.. yapardım her şeyi, bitirdiği her kitabı okurdum tek gecede; şiirler, denemeler yazardım bir de üstüne.
Onun gitmesi Tanrı’nın dünyayı bırakması gibiydi, savaşları umursamaması, her şeyi insanlara bırakması gibi, tüm yükü, tüm yenilgiyi üzerime aldım ve en sonunda ezildim. Kafka’yı anladım bu yönde, bu adımlar koşmayı, belki uçmayı öğretecekti ama ben onunla disiplinle emeklemeyi özledim, uçmayı sevmedim ben, onun ruhunu paylaşmayı sevdim.. yaşamı sevmeden, kabul etmeden disiplini de sağlayamıyor insan, oyalanacak şeyleri sevmeye çalışıyor, bu zorunluluğu kabulleniyor, gerçekliği değil..
-Letavitsa.