-Dünyadan bana ne? Ben bana yetiyorum. Beni dünya değil, kabuğumun içindeki ben ilgilendirir!
-İyi söylüyorsunuz ama, hepimizin elindeki en iyi şeyi başkalarına vermesi gerekmez mi? Bunun için elimizden geleni yapmak zorunda değil miyiz? Siz dünyaya ne vermek niyetindesiniz?
-Dünyaya ne verdim? Ne vermek niyetindeyim? Öyle mi! Dünyanın içine tüküreyim! Dünya dediğiniz beş para etmez! Beni de hiç ilgilendirmiyor! Sizleri kendilerine bağımlı kılacak olanlar vardır, ama ben kabuğumun içinde bağımsızım! Dünya beni ilgilendirmez!
İşte kader hep böyle davranır bizlere; hemen arkamızdadır,omzumuza dokunmak için elini çoktan ileri doğru uzatmıştır. Bizlerse hala geçti gitti, gösteri bitti, yine aynı hikaye diye homurdanıp dururuz.
İnsan ömründe tek bir kere ruhunu içinden kovabilir ama ruhuna tekrar kavuşursa sonsuza dek onu içinde barındırmak zorundadır bu da onun hem cezası hem de mükafatıdır.