Kontrollü öfkenin belirli müzakerelerde faydalı olduğu yapılan araştırmalarca kanıtlandı. 2005'te Stranford Üniversitesi'nde yapılan bir araştırmada, bilim insanları katılımcılardan müzakere sırasında rol yapmalarını istediler. Anlaşma yapmak için zayıf argümanları olan birini canlandıran insanlar kontrollü bir öfke gösteren insanlar karşısında çok daha kolay pes ettiler.
Hissettiğiniz öfkeyi kontrol altına alıp kendinizi doğru ve saygın bir şekilde ifade etmeniz karşınızdakinin de davranışlarını kontrol etmesi için yeterli olur.
Ben Peri Halkı Serisi'ni beğendim.
İlk kitaba bayıldım. Şimdiki zamanla yazılmış okuduğum ikinci kitaptı ve çok başarılı buldum. Çevirisi mükemmeldi benim için. Yerelleştirerek çevirmiş tercüman ve çok eğlenceliydi. Akıcılığı, kurgusu ve konusu çok güzeldi. Okurken heyecanla okudum, olaylar heyecanlı ve yeniydi benim için.
İkinci kitapta da daha olaylı ilerliyor kurgu ama şimdiki zamanlı yazılmadığına üzüldüm. Çeviri ve editler de berbattı. İlk kitap ne kadar muhteşemse bu kitap da o kadar kötüydü bu bakımdan. Bir sürü çeviri ve yazım yanlışı vardı. Bu üzücüydü. Bu kitapta hüzün vardı, Jude'a üzüldüm. Tutsaklığına, çaresizliğine, fedakarlıklarına. Cardan bağrına bassın istedim.
Son kitap biçim açısından ilk iki kitabın ortasındaydı. İyi değildi ama vasatın biraz altındaydı biçim açısından. Bu kitapta da hüzün vardı. Son sahnelerde bi dağılmadım değil.
Kitap aşk romanı değil ve güçlü kadınlar görmek hoşuma gitti. Normalde kitaplarda cringe derecesinde güçlü yapıyorlar kadınları yani kadın güçlü olacak diye zorluyorlar ve berbat duruyor. Jude'un güçlü olduğu daha kitabın ilk sayfalarından Madoc'a kafa tutmasından görülüyor. Sadece biraz daha aşk olabilirdi. Mesela ne ara aşık oldular anlamadım. Hisleri derinleşebilirdi. Bir kitap daha olabilirdi belki de. Neyse, okuma durgunluğuna iyi geliyor seri ve ben sevdim.