Oblomov, okurken beni karakteri yüzünden zorlayan, kanser eden bir kitap oldu. Bu kadar tembel olmak inanılmaz bir şey olmalı. Bu tembellik değil aslında bu tembelliğe bağımlılık. Bağımlılık çünkü kendisi istemediği sürece kimse onu değiştiremez, değiştiremedi de.
Kitapta en sevdiğim karakter Olga oldu. Kendimi ona çok benzettim. Kadın olarak tembellikten yatan birini değil; çalışan, üreten, sevdiklerine sahip çıkan bir erkeği isterim ben de. Olga'nın Oblomov'u düzeltme çabaları ve ümidi sonrasında ki kocaman hayal kırıklığı beni gerçekten etkiledi.
Oblomov neden böyle bilmiyorum, kimse de bilemez. Aşk bile itici bir güç olamadıysa düzelemez diye düşündüm ben de ki öyle de oldu.
Uzun, yer yer komik ama iç karartan, göğse öküz oturtan bir kitap. Okuma durgunluğunuz varsa bence uzak durmalısınız zira sayfalarca çayır çimen tasviri okumak sizi daha da soğutur.
Benim aradığım gençlik, güzellik gibi şeyler değil. Seni dirilteceğimi sanmıştım. Benim için hayata bağlanırsın, diyordum. Ama sen çoktan ölmüşsün. Bu kadar aldanacağımı tahmin etmiyordum.