Yaşamak, tabiatın en kücük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak ; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak ...
📚🔔 Tatil zili çaldı!
Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞
Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
"Sözgelimi sen benim için şimdi yüz binlerce oğlan çocuğundan birisin.Ne senin bana bir gereksinmen var ne de benim sana.Bende senin için yüz binlerce tilkiden biriyim.Ama beni evcilleştirirsen birbirimize gereksinme duyarız.Sen benim için dunyada bir tane olursun, ben de senin için."
Therese çevresinde bulunan bu kaba saba musibet yaratıkların arasında tek insan, tek canlı varlık göremezdi; bazen kendinden geçer, sicimleri çekildikçe başlarını sallayan, kollarını bacaklarını kımıldatan makinalı cesetlerle beraber, bir yeraltı mezarlığına gömüldüğü hissine kapılırdı.
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır.insanın yüzü bir kitap gibi okunabilir.ifadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir.Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın.
Yüzünüz ifadesiz kalmasın.