Tuğce arslanoglu

Tuğce arslanoglu
@Librarslan
Yaşamak, tabiatın en kücük kımıldanışlarını sezerek, hayatın sarsılmaz bir mantık ile akıp gidişini seyrederek yaşamak ; herkesten daha çok, daha kuvvetli yaşadığını, bir âna bir ömür kadar çok hayat doldurduğunu bilerek yaşamak... Ve bilhassa bütün bunları anlatacak bir insanın mevcut olduğunu düşünerek, onu bekleyerek yaşamak ...
Sayfa 83·Kitabı okudu
Reklam
"Sözgelimi sen benim için şimdi yüz binlerce oğlan çocuğundan birisin.Ne senin bana bir gereksinmen var ne de benim sana.Bende senin için yüz binlerce tilkiden biriyim.Ama beni evcilleştirirsen birbirimize gereksinme duyarız.Sen benim için dunyada bir tane olursun, ben de senin için."
"Ne çabuk döndüler ?" "Bunlar onlar değil," dedi makasçı,"bu karşıdan gelen tren." "Bulundukları yerden memnun kalmamışlar herhalde." "Kimse yerinden memnun değildir," dedi makasçı.
Therese çevresinde bulunan bu kaba saba musibet yaratıkların arasında tek insan, tek canlı varlık göremezdi; bazen kendinden geçer, sicimleri çekildikçe başlarını sallayan, kollarını bacaklarını kımıldatan makinalı cesetlerle beraber, bir yeraltı mezarlığına gömüldüğü hissine kapılırdı.
Ne yaşadıysanız yüzünüze yansır.insanın yüzü bir kitap gibi okunabilir.ifadeniz bomboşsa da hiçbir şey yaşamadığınız fark edilir.Bundan kaçının, monotonluktan uzaklaşın. Yüzünüz ifadesiz kalmasın.
Reklam