“hayatla üçkağıtçılığına alıştığım bir arkadaşla beraber gibiyim şimdi. haline, sözüne alıştım, onun üçkağıtları, kendi kağıtlarımı da bana açtı. insan kendinden yeteri kadar iğrenebiliyorsa, hayattan o kadar iğrenmiyor.”
şule gürbüz / öyle miymiş?
O zamanlar lodos biraz kuvvetli esse bizim oralarda birileri ölürdü.
Bizim oralarda birileri ölmek için ya bahane arıyordu ya da ölüm bizim oralardan birilerini olur olmaz sebeplerle almak için kuytuda bir yerlerde dolanıp duruyordu. Bir kız bir oğlana âşık olsa ölüyordu, genç bir çocuk yolda yürürken bir başkasıyla göz göze geldi diye ölüyordu, bir kadın gece yarısında eve gelen kocasının sarhoşluğuna iki kelime etti diye ölüyordu, bir çocuk yanlış iğne vuruldu diye ölüyordu, bir genç askerde biraz uzak memlekete düşse ölüyordu.