“soğuk olan hava değil mahsun, insanlar soğuk, hayat çok soğuk. keşke bu kadar soğuk olmasaydı da dünya, sen de bu kadar üşümeseydin diye bağıracak oluyorum arkasından.”
tabutta rövaşata
Film başladı. Yazgı.
“Benimle evlenir misin?” diye soruyor kız, gözlerini televizyondan hiç ayırmayan umursamaz adama. “Olur” diye cevaplıyor adam. “Beni seviyor musun?” diye üsteliyor kız bu kez. “Bilmiyorum, sevmiyorum galiba” diyor adam. “O zaman niye evlenmek istiyorsun?” diye merakla soruyor. “Fark etmez” diyor adam.
Ağlayan bir kadının omzuna dokunmak demek, “Bak, ben senin yanındayım, ağladığın hiçbir şey için değmez, burada senin yanında, yarana baktıkça içi sızlayan biri var” demektir.
Beni hatırlıyorsun değil mi?
Hatırlıyorum. Birlikte bir fotoğrafımız bile var aslında. Sen bilmiyorsun. Yan yana gibiyiz ama değiliz. Bir arkadaş grubunda çekilmiş eski bir fotoğraf. Ben sana bakıyorum, sen başka bir yere. Çok güzelsin. Sen hep güzelsin. Ben yine sana bakıyorum, sen başka bir yere.