Büyük acıların, yaralı geçmişin kefaretini birilerinin ödemesi gerekir. Geride kalanların temize çıkması için birisinin bütün laneti ve günahı üzerine alması, o ağır kefareti yüklenmesi gerekir. Her ailenin acılı sırlarını yüklenip de ölüme yürüyen bir günah keçisi vardır.
Yalnızlık, Allah’ın sadece bana yazdığı bir yazgıymışçasına etimden, kanımdan bir parça haline geldi. Bu kısımda kesif bir yalnızlıktan ötesi yok. Yalnızlık kendisinden başka bir şeyle tarif edilemez.
Bazen orta yerde duran bir örtü kalkar ve tam o anda hayatın ne kadar kötü ve acımasız bir yüzü olduğunu dehşetle fark edersiniz. Her şeyin bir cevabı olduğuna inanmak saf bir iyimserliktir.
Sorunu kendinde görmeye başlamak ölümcül bir alışkanlıktır, kendi kendinin kurbanı olmuşsundur, işin kötüsü en yakınındakiler bile bunu fark ettiklerinde sana acımasız olmaktan, hakkını yemekten çekinmezler, ne yaparlarsa yapsınlar onları suçlamayacağını bilmelerinin rahatlığındadırlar.