Kiminle konușabilirim? Kimden tavsiye alabilirim? Hiç kimseden. Bir psikiyatr bizim zamanımızın tanrısı. Ama çok para istiyorlar. Hem kimseden tavsiye almam ben, istesem de yapamam. Kendimi öldüreceğim. Yardım elinin uzanamayacağı bir yerdeyim. Burada kendimi anlamama yardım etmek, bana destek olmak icin kimsenin vakti yok... birçoğu benden de kötü durumda. Nasıl bencilce davranıp yardım, teselli, öğüt talep edebilirim ki? Hayır, bu benim çöplüğüm; bakış açımı ve böylece yaratıcı mizah anlayışımı kaybetmiş olsam da, hastalanmama, delirmeme ya da çocuk gibi ağlayacak bir omuz bulmak için geri çekilmeme izin vermeyeceğim.
Bazı hikâyeler tam tahmin ettiğin gibi ilerler. Bazılarıysa son sayfada tüm bildiklerini sorgulatır. 🤯
Ters köşeleri seviyorsan, seni sonuna kadar merakta bırakacak 3 kitap önerisini keşfetmeye hazır ol!
Virginia Woolf neden intiharı seçti? Ya da Sara Teasdale veya bütün o diğer zeki kadınlar. Sırf nevrotik olduklarından mı? Yazdıkları şeyler en derin, en temel arzuların yüceltilmesi (ne korkunç bir sözcük ama) miydi? Ah bir bilebilsem! Hedeflerimi, yaşamsal gereksinimlerimi ne kadar yükseğe koyabileceğimi bilebilsem! Değerleri ölçen bir cetvelle oynayan kör bir kız gibiyim. Hesap yapma yeteneklerimin en dip noktasındayım şimdi.
Korkuyorum. Sert değilim ama içim boş. Gözlerimin ardında uyuşuk, kötürüm bir oyuk, bir cehennem çukuru, taklitçi bir hiçlik varmış gibi hissediyorum. Asla düşünmedim, asla yazmadım, asla acı çekmedim. Sorumluluklardan kaçmak, bir sefil gibi sürünerek ana rahmine dönmek icin kendimi öldürmek istiyorum. Kim olduğumu, nereye gittiğimi bilmiyorum -ve bu iğrenç soruların cevaplarını bulması gereken de yine benim. Özgürlükten kaçmanın asil bir yolunu arıyorum - zayıf düştüm, yorgunum, sağlıklı, kıvrak bir zihin ve irade gerektiren o güçlü, yapıcı insani inanca isyan ediyorum.
Ben bütün karşıma çıkanların bir parçasıyım. Sizin için, hepiniz için, bilseniz de bilmeseniz de, hayatıma adım atıp sonra çıkmanızla, benim bir şeylere dönüştüreceğim önemli bir parça bırakmış oldunuz.