E.

"Muero, porque no muero! Ölmediğim için ölüyorum!"
Reklam
Gelgelelim pek haklı olarak atalarının günahlarının kurbanı oldu. Ham meyveyi yiyen atalarıydı, ağzı burulan ise o. Derin adalet böyledir. Zaman ve mekan içinde bir aile ya da ırkın fertleri aynı sorumluluğa sahiptir. Birbirine sıkı sıkıya bağlıdırlar; bağımsız, tek vücut bir organizma teşkil ederler. Atanın kişiliğinde torun da günah işler, torunun kişiliğinde ata da cezalanır. İncil'deki asli günahın yalnız sembolik değil, derin bir fizyolojik anlamı da vardır.
Sayfa 69
Yaşantısı asla değişmedi ama, bir daha hiç gülümsemedi.
Sayfa 68
En çilekeş din bile her zaman insanın gelecekteki öteki hayatı değil, şimdiki hayatını yaşamasının en sağlam ve en verimli yolu olmuştur. Kitleler yalnız inançla yükselebilir. Ama "yükselmek"ten ne kastediyoruz? İstek ve ihtiyaçlarının madde üstü, yani cok derin olan bir insanlık ahengine bağlı kalmaları.
Sayfa 63
"Sevgi enerji demektir!" diye tekrarlamaktan hoşlanırdı. Onun için azizlik bir heyecan veya yiğitlik değildi; sürekli bir sabır ve çalışma çabasıydı. Bir taarruz değil, pislik ve çamur içindeki siperlerde sürüp giden bir savaştı. Azize Teresa işte böyle savaşıyordu. Açlığa ve hırçınlıklara sabırla, alayla karşı koyardı. Yalnız bir lokma ekmekleri kaldığı ve rahibeler surat astıkları zaman güler, ötekilere şöyle derdi: "Daha iyi ya! Daha iyi! Vücut şişmanladığı zaman ruh zayıflar!"
Sayfa 61
Reklam