Kitap nereden gelmiş bilmiyorum, burda alıntı yapan bir okuru görünce kitaplığımda da olunca okuyayım dedim. Artı burda ki yorumlar da etkili oldu ama 41. Sayfada artık pes deyip bıraktım. Kadını o şekilden bu şekilde sokmaya çalışan, feminizmi kadın savunuculuğu gibi yazan bir kitaptan ne beklenir ki. Aşırı derecede saçma sapan düşünceler var sürekli akıllı kadın onu yapar akıllı kadın bunu yapar tarzında. Girişte bir de kadının insan gibi görülmesi gerektiğini yazmış ama ilerleyen sayfalarda kadın cinsiyet rolünü yükleyerek kadını ötekileştirmiş. Çok mecbur kalmadıkça erkek tek eşli olmaliymiş, mecburiyetten kasti ne acaba. Kadının çok eşliliğini ise hayat kadını ve geyşalıkla eş tutup eleştirmiş. Dediğim gibi bu kitap nereden geldi hatırlamıyorum kaldı ki asla yazarını araştırmadan kitap satın almam. Önerim önce araştırın sonra para verin yazık etmeyin paranıza 1 TL bile olsa.
Akıllı kadın erkekte İYİ Kİ VARSIN! duygusu uyandıracak şekilde davranır, yaşamda pozitife vurgu yaparsa, erkeği teslim alır ve onu istediği yöne sevk eder.
10 puanı daima klasiklerin hak ettiği inancım olmasa kesinlikle Fi'ye de bu puanı verirdim.İnanılmazdı!..(Bu noktada o denli duraksadım ki.Halbuki yazacağım yorumu an be an planlamıştım.)Bu bir aşk romanı değil. Bu bir kişisel gelişim romanı da değil. Belki bir macera romanı diyebilirim okuyanı kendi içinde ve yaşadığı çevrede, canını acıtacak olsa bile, sorgulamaya iten bir içsel macera.Temelde 7 ana karakter üzerinden giden, ama diğer karakterlerin dahil oluşunun da en az ana karakterler kadar derinlemesine işlendiği ve irdelendiği bir roman. Psikolojinin romanın muhteşem kurgusunda dantel dantel örülüşü dahiyaneydi. Üç kitaplık bir seride yazarın zekasını aynı incelikle sergilemeyi başarması halinde kendisini ayakta alkışlayacağıma eminim. (Çi'ye bugün başlayacağım için ileriye dönük bir beklenti dile getirdim.)Hayatımda bir ktiabıma kıyarak ilk defa satırların altını kurşun kalemle çizme isteğimi gemleyemedim. Çünkü o denli düşündürücü, can alıcı tespit ve iddia vardı ki bir kenara not etmeyle başa çıkamayacağımı romanın daha ilk bölümünden anladım.Romanın içeriğine değinmem gerekli biliyorum ama yazarın birikimini, dünya görüşünü, kaleminin ustalığını aynı seçkinlik ve başarıda yansıtamayacağım kaygısıyla ne karakterlerinden ne de olaylardan bahsetmeye cesaret edemiyorum.Altını sadece kendim için çizdiğim bölümler dışında paylaşmak istediğim o kadar çok satır, paragraf var ki sık sık karşınıza Fi'den alıntılarla çıkarak bu değerlendirmemde ne demek istediğimi ancak böyle anlatabileceğim gibi hissediyorum.Sadece romanın bir bölümünde geçen bir gösteriden bahsetmezsem zaten romanın bende yarattığı etkiyi yeterince dile getirememişlik duygum iyice tavan yapacak. Konservatuar öğrencilerinin yıl sonu için hazırladıkları gösterinin anlatımının olduğu bölüm...Bir hayal