....Elinde çay bardağı, önündeki balıkçılara, Göksu deresinin bulanık sularına, karşı yamaçlara değil de, içinde her şeyin olduğu ve hiçbir şeyin olmadığı, kimilerinin sonsuzluk dediği boşluğa bakar gibiydi....
yazgım zorlu sınamalara gebe. Ama yılmamak gerek! Aldırış etmeyince her şeyin üstesinden gelinebilir! Aldırış etmeyince mi? Gülesim geliyor, nasıl oldu da bu söz çıktı kalemimden? Ah, eğer kanım bu kadar çabuk kaynamasa, güneşin altındaki varlıkların en mutlusu ben olurdum! Başkaları, şu kadarcık güç ve yetenekle rahat bir kendini beğenmişlik içinde ortalıkta dolanabiliyorken, ben, gücüm ve yetilerimden ötürü kendi kendimi bitirecek miyim? Her şeyimi bağışlayan Tanrı keşke bunların yarısını esirgeyip kendime güvenmeyi ve kendimle yetinebilmeyi öğretseydi bana!
"Gidecek başka dünyanız var mı? Doğayı yok etme pahasına kazandığınız milyarlarla bir gezegen satın alabilir misiniz, temiz bir atmosfer edinebilir misiniz?"