Life…

Life…
@Life_History
Hasta la victoria siempre İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Psikoloji Felsefe Sosyoloji Almanca
Astsubay
Yüksek Lisans
Ankara Çankaya
Ankara, 11 Mart 1900
430 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Ben" (nefs) varlık itibariyle hiçbir sınır tanımaz; o herşeye yayılmıştır; o bütün varoluşun damgasıdır, zira bü­tün varlıklar onunla tanınır. Böylece, yavaş yavaş, ben ile eş­yanın birbirini ihtiva ettiği hissi doğmaktadır.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Ruh bir fert olarak Tanrı'dan kopmuştur; insan, hayvan ve bitki suretlerine girerek devamlı bir yeniden-doğuş zincirine takı­lıdır. Asıl kaynağı olan Tanrı'ya ve diğer ruhlara, tekrar ka­vuşması ancak on bin yıllık bir dönemden sonra mümkün olur.
Arapların Hind'le ticari münasebetleri bulunmakla birlikte Hind düşüncesiyle temaslarının oldukça geç tarih­lerde ortaya çıktığı görülüyor. Hallacı Mansur'un Kuzey Hindistan'a kadar bir yol­culuk yaptığını biliyoruz. Maamafih bu seyahatin maksadı ve meydana getirdiği tesirler hakkında birşeyler söyleyecek durumda değiliz. Hind tesiri muhtemelen karadan ziyade Basra körfezi yoluyla gelmiş olabilir. Oryantalistler Hind'le doğrudan bir alış-veriş hali tesbit edemedikleri için, İran'ın bu hususta bir çeşit aracı olduğunu iddia ediyorlar.
Hind mistisizmi tarih itibariyle bütün diğerlerinden önce geldiği için, önce oraya ait tesirleri ele alalım. Hind mistisizmi ile İslam tasavvufu arasında yapılacak bir karşı­laştırma ikisi arasında birtakım önemli benzerliklerin bu­lunduğunu gösterecektir.
"Herşey Tanrı'dadır ve herşey Tanrı'ya gider". Vecdin ikinci yolu ise tefekkür ve iradedir. Tefekkür zihinlerimizi bulandıran bulutları dağıt­mak suretiyle bizi birlikle karşılaştırır. İrade vasıtasıyla de çokluktan kaçar, mutlakın bütün ihtişamıyla ortaya çıktığı son perdeyi yırtarız.