Life…

Life…
@Life_History
Hasta la victoria siempre İstanbul Üniversitesi Uluslararası İlişkiler ve Siyaset Bilimi Psikoloji Felsefe Sosyoloji Almanca
Astsubay
Yüksek Lisans
Ankara Çankaya
Ankara, 11 Mart 1900
430 okur puanı
Ağustos 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Mücahede ve zikir sonucunda ekseriyetle his perdesi açılır; böylece sûfî, insanların duyularıyla erişemediği ve idrak edemediği ilahî âlemler hakkında bilgi sahibi olur. Ruh da bu ilahî âlemlerdendir. Perdenin kalkmasının sebebi şudur: İnsanın ruhu, dış dünyanın hissî idrakinden iç dünyaya yöneldiğinde duyular zayıflar, ruh ise giderek kuvvetlenir. Zikir, bu noktaya ulaşmada yardımcı olur; çünkü zikir, ruhun neşvünemâ bulması için bir gıda gibidir.
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
İzmir
En kısa zamanda yine görüşmek dileğiyle güzel İzmir...
Değerli dostlar Ders ve iş yoğunluğu sebebiyle kitaplarıma biraz ara verdim. Bayramınız kutlu olsun ve nice mutlu bayramlara...
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramınız Kutlu olsun....
23 Nisan 1920’de Türkiye Büyük Millet Meclisi açıldı. Bu tarih, egemenliğin millete geçtiğini simgeler. Mustafa Kemal Atatürk bu günü çocuklara armağan etti. Bu yüzden 23 Nisan: Hem demokrasi (milli egemenlik) Hem de çocukların bayramıdır Dünyada çocuklara adanmış ilk ve tek bayram olmasıyla da ayrı bir öneme sahiptir.
Evgeny Grinko piyanonun kendine has büyülü sesiyle
Jane Maryam şarkısı ilk olarak Mohammad Nouri tarafından söylenmiş. Bestesi ise Kambiz Mojdehi’ye ait(miş). “Nazanine Maryam” veya “Gole Maryam” olarak da bilinen şarkı, en ünlü Farsça folklor aşk şarkılarından biridir. Bir rivayete göre sözlerinin, ertesi sabah idam olacağını bilen bir subayın, uyuyan kızı için yazdığına inanılır. Bir başka rivayete göre ise aslen Gilan bölgesinden gelen Nouri, bu şarkıyı “Maryam” adıyla sembolize ettiği sevgilisine yazmış. Bizim sarı saçlarını deli gönlümüzden çözemediğimiz Mihriban, Gilan’da pirinç tarlalarına çalışmaya giden Maryam olmuş. Peki kimdir bu Mohammad Nouri ve bir şarkı nasıl üç neslin en sevdiği şarkı hâline gelmiştir? Nouri 1979’da İran Devrimi’nden önceki dönemde bir nevi piyasanın dışlanan çocuğu. Yaptığı folk şarkıları elektromüzik ya da disko tarzına uymadığından yeni nesil tarafından pek tanınmıyordu. Devrim sonrası birçok sanatçının ülke dışına çıkmak zorunda kalması Nouri’nin kariyerinde gerçek bir u dönüşüne sebep olmuştur. Halk müziği ile uğraşan sanatçılardan biri olduğu için ülkede kalmasına izin verilir. (Gerçekten de Nouri’nin şarkıları ilhamını doğrudan Kuzey’deki yerel halktan alıyordu.) Gerek diğer sanatçıların ülke dışına çıkarılması, gerek Batı kültürü, kapitalizm ve kültürel sömürgelere karşı savaş açılması, sanatta millî ürünlerin öncelenmesine sebep olur; hâliyle bu da Mohammad Nouri’nin işine yaramıştır. ‘Jane Maryam’ şarkısı radyolarda döne döne çalmış, büyüğünden küçüğüne herkesin diline pelesenk olmuş. Belki de bu sayede farklı anlayışlarla büyüyen üç kuşağın da müzikteki ortak zevkini karşılayabilmiştir. Ve bu halk şarkısını kıtalar arası bir yolculuğa çıkaran, klasik Batı müziği usulünce yapılan bir uyarlamadayız, durağımız Rusya.