Her gün biri çıkar, başlar, benim ben demeye,
Altınları, gümüşleriyle övülmeye.
Tam işleri dilediği düzene girer,
Ecel çıkıverir pusudan : Benim ben, diye.
Firdevs, hayatına giren bütün erkekler tarafından sömürülür . Önce babası tarafından hor görülür, babası öldükten sonra amcası tarafından ve daha sonra elbette kocası... Evden kaçar karşısına çıkan insanlara güvenir ve yine aldatılır , istismara uğrar. Eğitimine devam edip saygıdeğer bir kadın olmak ister bunu kısa bir süreliğine başarmış olsa da yarıda kalır. Kendi bedenine kendisi fiyat biçer ve kendisi seçer insanları, yaşadığı süreçte onun için özgürlüktür budur. En azından özgür bir fahişe. Her ne kadar hayatının kontrolünü eline almaya çalışsa da sürekli karşısına çıkan engellerle mücadele etmek zorunda kalır. Dönemin saygın insanları dahil yine kendisini sömürmeye çalışır. Firdevs artık dayanamaz kendisine sürekli şiddet uygulayan ve boyunduruğu altına almaya çalışan adamı öldürür ve hapse atılır. Dilekçe yazması onu kurtarmasına rağmen bunu reddediyor . Çünkü artık idamdan korkmaz ve ilk kez gerçekten özgürlüğün tadına varacağını düşünür. Etkileyiciydi...