İki şıktan biri: Ya savaş deliliktir, ya da insanlar, bizde nedense kabul edildiği gibi, mantıklı yaratıklar olmadıkları için, savaşı bir çeşit delilik yapıyorlar.
Bu sonlu yolda sonsuz olmağa layık ne kadar an ve saniyeler vardır. Semada seherin renkleri, zeminde yaldızlı bir sabah çiçeklerden bir gelin odası, kuşların ahengiyle alkışlanan ilk âşıkça öpücük sonsuz olmağa layık değil midir?
Bir çocuğun bir çocuktan yardım istemesi, diğerinin insan sevgisine açılmış olan küçücük sevgili dostunun kalbinin yönlendirmesiyle yegâne kurtuluş ve kurtarma çaresi olarak “ Ben seni dolaba saklarım,” yolundaki masumca ve korumacı vaadini işitmek ne dokunaklı şeydir!