Kızların ve kadınların bedenleri sıkıcı örtülü olduğundan, erkekler ve delikanlılar onların etlerini görmek için büyük bir istek duyarlar. Bu doğaldır tabii ama onlar gece gündüz bunun düşünü kurup kadınların kızların vücutlarından söz ederler hem de bu son derece doğal olan şey büyük bir günahmış da yalnızca karanlıkta yapılabilirmiş gibi. Ama eti bir kez çıplak gördüler mi düşüncelerini başka tarafa yönetirler, gözleri onu görmez olur. Bir kıza rastlayacak olsalar ağızlarından arzu dolu tek bir söz bile çıkmaz.
Onlara göre et günahtır ya, kötü ruhdur ya bundan daha budalaca bir şey duydunuz mu sevgili kardeşlerim?
Tanrı önce arzın üzerinde yalnız başına yaşayan bir insan yarattı, bu insan erkekti. Bir gün uyurken şeytan onun göğsüne dokundu, bunun üzerine erkeğin kaburgalarından bir kemik büyüyerek yere düştü. Daha fazla uzayınca bundan kadın meydana geldi.
(Tanrı erkeği yaratır kadını yaradılışında ise şeytanın payı vardır)
Erkek ve kadın ikilisinde de bir düşünce tarzı dikkatimizi çeker. Tanrının yasaklarına karşı gelen kadındır. Lebet Tatarları'nın mitolojisinde kadının yaradılışında şeytanın da rolü olduğu için kadın kötülük yapmaya meyillidir.
Üç sayısı bazı kültürlerde çok sık kullanılır ve çeşitli kavramları hatırlatır. Dünya ile ilgili olarak: yer, su, hava. Çocukluğun 3 aşamasını gösterir: erken çocukluk, çocukluk, gençlik. Ruhun üç yönünü gösterir: düşünme, hissetme, isteme.