Vazgeçsem uyusam arafta kalmış bir bilincin yerine daha iyi, beni tanımayan birine gizlice fısıldamış hüzünlü şeyler koysam! Vazgeçsem, gerçekten uyuyabileceğim, geceleyin görülen kıyılar boyunca kıvraklıkla, yağ gibi aksam, engin bir denizle karaya yürüsem ve geri gitsem! Vazgeçsem, farkında olmadan, dışarıda var olsam, kıyıda kalmış ağaçlı bir yolun dallarındaki hareket, hafif yaprakların fark edilmekten çok, sezilen düşü, uzaklardaki açık deniz ve sularını püskürten inci bir fıskiye olsam ve gecenin içinde uzanan parklarda, Karanlıkların doğal labirentlerinde, sonsuz arabeskler içinde yitip gitmiş belirsiz her ne varsa olsam! bağlar koparsam, var olmaktan vazgeçsem nihayet, ama mecazi anlamda hayata tutunsam, bir kitabın sayfası, rüzgârda uçuşan bir saç perçemi, yarı açık duran bir pencerenin pervazına tırmanan bir bitkinin titreyiş, yola serilmiş ince çakıllı kumun üzerindeki önemsiz adımlar, uykuya dalmış köyden yükselen son duman, arabacının, sabah bir keçiyolunun kenarında unuttugu kırbaç olsam... Saçmalık, karışıklık, hatta yok oluş-herhangi bir şey, yaşamın dışında...