Liliy

9/10
·168 syf.··
2018 24. kitabı
·
6 günde okudu
·
Okunma: 11 Ağustos 2018 12:42
Çürümeyi okumaya karar verdiyseniz ve kitabı elinize aldıysanız sizi kimsecikler bundan alıkoyamaz, tavsiyeye de gerek duymazsınız. Çünkü kitabın kapağını açar açmaz sizi içine çeken çekene; çürümeler, kokuşmalar, bunalımlar, haykırışlar; düşünceler, tespitler, eleştiriler... Kitaptan alıntılarla somutlaştırayım, daha iyi anlaşılır: “Nerede tükettin ömrünü? Bir hareketin hatırası, bir tutkunun işareti, bir maceranın parıltısı, güzel ve firari bir cinnet.. Geçmişinde bunların hiçbiri yok; hiçbir sayıklama senin ismini taşımıyor, seni hiçbir zaaf onurlandırmıyor. Iz bırakmadan kayıp gittin; senin rüyan neydi peki?" Fakat Çürüme, o kadar da basit değil herkesin okuyabileceği, satırlarını kaldırabileceği bir kitap değil; aşırı yoğun bir kitap, Cahil Hoca’dan sonra okurken zorlandığım ilk kitap. Cioran, okuyucuyu paragraflar arasında hazmede hazmede yürüyüşe çıkartan bir yazar...bu yüzden hemen bitirip köşeye atabileceğiniz bir kitap olarak düşünmeyin! Günlük ortalama 25-30 sayfa ancak okuyabiliyordum. Bazen bir sayfadan sonra ikinci sayfayı kaldıramıyor kitabı sessizce yerine bırakıverirdim🤷‍️ Çürümenin Kitabı okurken can sıkar, okuruna acımaz, bazı gerçekleri insanın yüzüne yüzüne çarpar; “İnsan, kendini Şeytan’da çok fazla bulduğu için O’na tapamaz; ondan bilerek nefret eder; kendinden-yüz çevirir ve Tanrı’nın yoksul vasıflarını ayakta tutar. Ama Şeytan bundan şikayetçi değildir ve bir din kurmaya hiç heveslenmez: Zayıflatılmamasını ve unutulmamasını temin etmek için burada değil miyiz biz?” Ruhunuzu doyumsuz, boşlukta hissettirir, hayata tutunduğunuz değerleri şöyle bir silkeler(özellikle inanç konusunda): “Niçin Tanrı o kadar soluk, o kadar dermansız ve o kadar vasat bir çekiciliktedir? Niçin ilginçlik, tutarlılık ve güncellikten yoksundur ve bize o
Çürümenin KitabıEmil Michel Cioran · Metis Yayınları · 202514,5bin okunma
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
9/10
·152 syf.··
2018 20. kitabı
·
15 saatte okudu
·
Okunma: 25 Temmuz 2018 14:34
Üniversitelerde Profların bile Karl Marx’ı anlatırken şu cümleyle başladıklarına şahit olmuşsunuzdur: Bir donunuz bile varsa Marx’ın Komünizmi bunu ortak kullanmayı öngörür, hayır efendim! Marx’ın “özel mülkiyet” kavramı hiçbir zaman bireysel kullanım araçlarını kapsamamıştır. Marx daha çok, “sahip olan sınıfın”, yani kapitalistin mülkiyeti ile ilgilenmiştir. Kapitalist sınıf, bütün üretim araçlarına sahip olduğundan mülkiyet sahibi olmayan bireyi kiralayabilmekte ve kendisi için çalıştırabilmektedir. Mülkiyetsiz birey de mecburiyetten çalışma şartlarını kabül etmektedir. Yani kısacası Marx’ın özel mülkiyet kavramını, bireysel kullanım araçları için yorumlamak çok yanlıştır. Marx’a göre bireyselliğimizi gerçekleştiren, yaptığımız nesnelerdir(icraatlardır) Nesnelerimiz emeğimizle anlam kazanır, canlanır. Marx, nesnel dünya ile insan üretkenliğini kapsayan bu faaliyet ilişkisine “üretken hayat” adını vermekteydi. Bu üretken hayata için; “Böyle bir hayat, kendi içinden hayat doğuran bir hayattır.” açıklaması yapardı. Bu anlamda bizler, dünya tarafından sadece düşüncelerimizle değil üretiğimiz can verdiğimiz nesnelerin varlığıyla algılanır ve doğrulanırız. Bir yanılgı da Marx’ın kadın-erkek ilişkilerini toplumsallaştırdığının düşünülmesi; Marx’a göre sevgi, iki insan arasındaki ilişkinin en temel ve doğrudan olanıdır. Yine Marx bu konuda şunları yazar: “Kadını toplumsal şehvetin bir kurbanı ya da bir kölesi olarak gördüğümüz takdirde, insanın uğrunda canını verdiği yüce şeyleri sonsuz biçimde aşağılamış oluruz.” Marx, Sovyet ve benzeri devletlerde uygulanan sistem için “kaba kominizim” tanımı yapar. Bu Kavramla(kaba kominizim) Marx kendi yaşadığı dönemde çıkmış bazı kominist fikir ve uygulamalara cevap verir: “böylesi bir kominizimde, işçilerin kötü kaderi
Marx'ın İnsan AnlayışıErich Fromm · Say Yayınları · 2014285 okunma
10/10
·680 syf.··
2018 15. kitabı
·
37 günde okudu
·
Okunma: 13 Temmuz 2018 16:40
-Meksikalı yazar Octavio Paz:”Şairlerin yaşam öyküsü yoktur; onların yaşam öyküsü, yapıtlarıdır” der. İşte büyük usta Fernando Pessoa’nın yaşam öyküsü de Huzursuzluğun Kitabı’dır. Nitekim, Pessoa da kitabının sonuna “Bu kitap, hiç hayatı olmamış bir adamın biyografisidir” notunu düşmekten kendini alıkoyamamıştır. - Pesso, yaşadığı sürece hayatı ve hayattaki konumunu sorgulamış, “Ben ki hayatın ne olduğunu bile bilmezken, ben mi onu yaşıyorum yoksa o mu beni...” “Kendimi bulursam kaybediyorum, inanırsam şüphe ediyorum, eğer zaten elde etmişsem sahip olamıyorum. Gezinir gibi uyuyorum, ama uynığım. Uyurmuş gibi uyanıyorum ve kendime ait değilim.” vb. -Yazar varoluşsal sorunlar yaşamış biri olarak kitabında da bu konuya sık sık değinir: “Kendi kendimle kırışmışım ve içimde artık hiçbir şey, var olmayı beceremiyor.” Yine bir başka yerde geçen benzer bir sözü: “Var olmayı bilmiyorum artık.” Pessoa,her ne kadar hayatımı gömüyorum, düşlerde bile ayağa kalkamıyorum vb. dese de hayata olan sevgisi de en az nefreti kadar olduğunu saklayamıyor. Örneğin: “İntiharı hiçbir zaman bir çare olarak düşünmedim, çünkü hayata olan nefretim aslında ona olan sevgimden kaynaklanıyor. Kendimle aramdaki bu içler acısı yanlış anlamanın bilincine varmam çok uzun zaman aldı.” Pessoa kendi ile çeliştiği durumlara bir açıklık getirmiş: Beni hep kendimle bir sanıyorlar; ...kendimde her biri farklı bir ruha tekabül eden farklı felsefeler barındırıyorum” diyerek ruh halinin değişkenliğini dile getirmiştir. -Pessoa ,kitabında kadınları genelde güçsüz ve yardıma muhtaç olarak değerlendirmiş. Yazar, hayatını bilinçli olarak düş kurmaya adadığını ve düş kurmada üstüne kimseyi tanımadığını da söylemeden geçemiyor. “Kendimi durmadan sil baştan kurgulamaktan mahvoldum. Kendimi düşünmekten düşüncelerim
Huzursuzluğun KitabıFernando Pessoa · Can Yayınları · 201714,5bin okunma
8/10
·65 syf.··
2018 4. kitabı
·
24 saatte okudu
·
Okunma: 17 Mart 2018 17:14
Müthiş..! Evet, Özlü’ yü konuşacaksak ancak bu kelimeyle söze başlarsak ona haksızlık etmemiş oluruz. Bir eser bu kadar mı içten yazılır..? Bir yazar bu kadar mı cesur olabilir...? Nitekim yazar bu eserinde kendi yaşam öyküsünü anlatmış. Özlü’nün bu eserinde kendi hayat hikayesini dile getirmesi bir çok insanın kendine bile itiraf edemeyeceği duygulara tercüman olması ve bunu hiç çarpıtmadan okuyucuya aktarması bana günler önce okuduğum, Irvın D. Yalom’ un Nietzche Ağladığında adlı eserinde geçen:”Hakikatin ne kadarına dayanabilirim” sözünü hatırlattı. Özlü hakikatın daha fazlasına dayanmış kendini her zaman daha daha fazlasına hazırlamıştır. Kısacık ömrü boyunca hiçbir şeyden korkmamış, ne sevmekten ne sevilmekten ne de terk edilmekten; hayatında birçok zorlukla karşılaşmış ve hayatı boyunca hastalıkla boğuşmuştur. Bağımsız ve güçlü duruşunu çevresindekilere haykırmıştır. Özlü, hiçbir yere, kimseye ait değildi ve kimseye sahip değildi. Belki de bu yüzden nereli olduğunu soranlara “Hiçbir yerliyim” derdi ve öyleydi gerçekten. Henüz çocukken bile kurallardan kalıplardan kaçmayı kafasına koyanlardandı o. Nitekim ablası Sezer ile keşfetmek için yaşadığı kentin sonuna kadar yürürdü. Sonraları “Kalıplardan kaçmak için gidiyorum. Gitmekten yılmayacağım. Kentlere gitmek, kocalara gitmek, geri dönmek, ülkelere gitmek, tımarhaneye gitmek, gene gitmek, gene gelmek, hiçbir şey yıldırmayacak beni…” diyecekti... Çocukluğun Soğuk Geceleri adlı bu eser otobiyografik anı niteliğinde bir eserdir. Kitabı okudukça aslında yazarın kitabın adı için “Çocukluğumun Soğuk Geceleri” demek istediğini gönülden hissederiz.
Edebiyat
Çocukluğun Soğuk GeceleriTezer Özlü · Yapı Kredi Yayınları · 202520,4bin okunma
8/10
·302 syf.··
2017 6. kitabı
·
56 günde okudu
·
Okunma: 27 Ağustos 2017 16:14
Michel De Montaigne, birikimli, küresel bir kültüre sahip olmasına rağmen başka yazarlardan aktardığı alıntılar için şu ünlü sözü söylemiştir:"...Ben kimi zaman dilimin, kimi zaman kafamın yetersizliği yüzünden gereğince soyleyemediğim şeyleri başkalarına söyletirim..."Nitekim "Denemeler" adlı eserinde bol bol alıntılardan yararlanmış olup görüşlerini zenginleştirmiştir.
Felsefe
DenemelerMontaigne · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202065,6bin okunma