Zaten Yusuf, senelerden beri hiç kimseye karşı kalbinde muhabbet beslemiyor ve bir insanı sevebilmesi için ona hayran olması lazım geldiğini anlıyordu. Hürmet ve takdir hisleri beslemediği, hatta tepeden baktığı ve küçük gördüğü insanları nasıl sevebilirdi?
Sayfa 83 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları·Kitabı okudu
İnsan tamamen koşullanmış ve belirlenmiş değildir, daha ziyade koşullara teslim olmaya veya onlara karşı gelmeye kendi karar verir. Başka bir deyişle insan, tamamen kendi belirlenimindedir. Alelade bir şekilde var olmaz; her zaman varoluşuna ne olacağını ve bir sonraki anda neye dönüşeceğini seçer.
Bazı varoluşçu filozofların öğretilerine göre, insandan asıl beklenen, hayatın anlamsızlığına katlanmak değil; koşulsuz anlamlılığını rasyonel anlamda kavrama yetisinden yoksunluğuna katlanmaktır.