Kasabanın kaymakamı yoktur. Tahrirat katibi Resul Efendi kaymakam vekilidir. Çeltik ekme zamanıdır. Çeltik ağaları “çeltik yasasını” ve uymayanlara uyguladıkları “çeltik raporunu imzalaması için resul Efendiye verirler. Görevini kötüye kullanmak istemeyen Resul efendi raporu imzalamaz. Bunun üzerine Ankara’ya ve Adana’ya resul Efendi aleyhine telgraf çekerler ve Resul Efendiyi tehdit ederler.
Bir süre sonra kasabaya Fikret ırmaklı adlı bir genç gelir. Çeltik Ağaları hemen harekete geçerler. Kasabanın en güzel yapısını kaymakam için dayayıp döşerler. Kaymakamın geleceği gün kaymakamı Ceyhan istasyonunda arabalar ve otobüslerle karşılarlar. Alıp kaymakamı kasabaya gelirler. Yerler, içerler ve kaymakama yaranmak için her olanağı kullanırlar. Kaymakamda acemi olduğu için yasayı okumadan onaylar.
Raporun onaylanmasıyla işlerde karışır. Okçuoğlu adlı bir Çeltik Ağası elindeki ruhsatına dayanarak bütün köyü boşaltıp, boşalan her yere çeltik ekmek ister. Köylüler bu yasa dışı olaya karşı çıkarlar. Bu arada çeltik Ağalarının’da kaymakama rüşvet verdikleri dilden dile dolaşır. Kasaba kaymakam farkında olmadan tuzağa düşmüştür. Resul Efendi daha fazla dayanamayıp olan biteni kaymakama anlatır, okuması içinde eline bir “Çeltik Yasası” tutuşturur. Kaymakam yasayı okuyunca ayılır. Ağaların tuzağına düştüğünü anlar. Oturduğu evi boşaltır. kaymakam hemen Çeltik komisyonunu toplar ve Sazlı dereye giderler. Her şeyi gözü ile görür ve verdiği ruhsatları geri toplar. Kaymakam yasal yoldan sapmaz ve Çeltik Ağalarının yasa dışı isteklerini yerine getirmez. Bu kez de Ağalar ruhsatsız tarlaları izinsiz sular. Bunu duyan kaymakam su bentlerinin başına jandarmayı diker. Ne var ki ağalar jandarmayı da alt ederler ve sulamaya devem ederler. Özellikle okçuoğlu sazlı dereyi göl haline getirir.