Ansızın bir uşağa yol verir gibi bedenine yol vermek geldi içinden. Tomas'la yalnızca bir ruh olarak yaşamak ve bedenini salıvermek; bedeni, öteki kadın ve erkek bedenleri ne yapıyorlarsa onu yapsın diye... Eğer bedeni, Tomas'ın yaşamındaki tek bedeni olamamış, yaşamının en büyük savaşını kaybetmişse, başını alıp gitse ne fark ederdi ki!
Eğer yaşamınızdaki sonları kabullenmeyi, hatta hoş karşılamayı öğrenebilirseniz, ilk başta sizi rahatsız eden o boşluk hissinin derin bir biçimde dingin olan bir içsel genişlik duygusuna dönüştüğünü görebilirsiniz.
Her gün bu şekilde ölmeyi öğrenerek, kendinizi Yaşama açarsınız.
Her türlü önyargı sizin düşünen zihinle özdeşleştiğinizi gösterir. Bu artık o insanı görmediğiniz, sadece o insanla ilgili kendi kavramınızı gördüğünüz anlamına gelir. Bir başka insanın canlılığını bir kavrama indirgemek acımasız bir şiddet biçimidir.