Nazlı

Nazlı
@Lilythehow
Sanatkarım, sanat kârım ve sanat karım.
Yonsei university/ college of Communication&Arts
Seoul
19 okur puanı
Eylül 2020 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
Kendini yaşamak
Birçok insan "alma" ve "verme"nin birbirinden farklı durumlar olduğu sanısındadır. Çünkü onlar için birinin sorunlarıyla ilgilenmek ya da ona bir armağan almak "verme", benzeri davranışların kendilerine yapılması ise "alma" anlamını taşır. Ama bu davranışların içsel yaşantımızın gerçeklerini yansıttığını nasıl bilebiliriz? Çünkü bazen verilen şey sevgiden değil, kendimizi yadsımaktan kaynaklanmıştır. Bu sorunun yanıtı "ne" verdiğimiz yerine "nasıl" verdiğimizi anlamaya çalışarak bulunabilir. Kimi insan almadan vermemekte direnir, kimi ise karşılığını alabilmek için verir. Oysa almak ve vermek aynı anda yaşanan olgulardır. Kendimizi hissederek ve hissettirerek verdiğimizde bunu karşı taraf algılar ve o da kendisini hissettirir. Onu hissedebilmek de bize bir şey verir. Bu öylesi bir yaşantıdır ki, o anda insanlar ayrı varlıklar olduklarının bilincinde değildir. Ama benliğini böylesine paylaşmak, bir diğer insana tutsak olmaktan çok farklıdır. Bu, sevginin kendisidir.
Sayfa 172·Kitabı okudu
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
Ruhen hep eksik kaldım. İçimde bir boşluk, kalbimde bir özlemle yaşadım. Manevi tatminin eksikliği, maddi rahatlığın gölgesinde kaybolup gitti.
Kore'ye gelmeden önce, zihnimde minik bir hayal canlanmıştı. Sevgilim olsun ve aynı evde yaşayalım diye düşünmedim hiç. Daha ziyade, her gün işe gidip yorucu bir günün sonunda, en yakın kız arkadaşımla dışarıda bir barda oturup içki içerek sohbet etmeyi, ardından da kendime ait, huzurlu ve küçük bir eve dönmeyi hayal etmiştim. Zamanla bir sevgilim olsaydı, birlikte kafelere giderdik. O, karşıma değil yanıma otururdu. Yolda yürürken ansızın başımı okşardı. Söylemeden, elimdeki ağır yükü almak isterdi. Birlikte eğlenir, derin sohbetler eder, film izler ve sinemaya giderdik. Birbirimize odaklanırdık. Beraber yaşadığımızda, ben yemek yaparken bana yardım etmek isterdi. Yemekleri birlikte yapar, ardından bulaşıkları beraber yıkardık. İşten eve döndüğümde beni karşılar, benimle oturup sohbet eder ve günümün nasıl geçtiğini sorardı. Birlikte oyunlar oynar, o işe giderken ben ona sürprizler yapar, lezzetli yemekler hazırlardım. O da bana böyle sürprizler yapardı ve bu beni çok mutlu ederdi. Yolda yürürken küçük bir anahtarlık görüp beğensem, beni mutlu etmek için alırdı ve o an dünyanın en mutlu kızı olurdum. Küçük şeyler görüp beni düşünerek aldığında yine çok mutlu olurdum. Beni ve düşüncelerimi önemser, bana değer verirdi. Benim isteklerim ve düşüncelerim onun için bir yük ya da gereksiz değil, değerli ve anlamlı olurdu. Uzun zamandır bu duygulardan yoksun kaldım. Sürekli bastırıldım ve hep dediğim şeylerin değersiz, düşüncelerimin önemsiz olduğunu hissettim. Evet, sevgilimle birlikte yaşadım. Yemeğim ve kiram hep ödendi, bu beni maddi rahatlığa alıştırdı. Para sıkıntım olduğunda sevgilim tarafından çözüldü ve maddi açıdan hep rahattım. Ama manevi açıdan aynı şeyleri söyleyebilir miydim? Hayır, ruhen hep eksik kaldım. İçimde bir boşluk, kalbimde bir özlemle yaşadım.

Nazlı

, bir kitap okudu
Puan vermedi·136 syf.·
2024 14. kitabı
Johann Wolfgang Von Goethe
7.9/10 · 1.003 okunma