Şeker Portakalı, çok yoksul ve kalabalık bir ailenin şanssız çocuğu olarak doğan Zeze'nin acı dolu hikayesini anlatıyor. Beklenmedik acı olaylar ,ki bunlar bir yetişkin için bir şey ifade etmeyebilir, haylaz Zeze'yi fena sarsar ve çocuk acıyı keşfeder. Onun için bazen yakın bir dost, bazen sadık bir sırdaş, bazen de bir kovboy atı olan minik şeker portakalı onu bu acı hikayesinde hiç yalnız bırakmaz. Hikayeye sonradan dahil olan, talihsiz bir olayla tanıştığı manevi babasına ölümüne bağlanır. Bana ''Küçük Prens'' tadı veren bu kitabın başarısını yazarın çocukluğunu bu kitapta doğallıkla yansıtmasına bağlıyorum. Yazarın da acı dolu çocukluğunu araştırmanızı tavsiye ederim. İYİ OKUMALAR:)))