Bu dunyada insanların korktuğu tek șey öğrenmekti. Acıyı, susuzluğu, açlığı ve üzüntüyü ögrenmek onların uykularını kaçırıyor, bu yüzden daha rahat döşeklere, daha leziz yemeklere ve daha neșeli dostlara sığınıyorlardı. Dünyaya olan kayıtsızlıkları bazan o kerteye varıyordu ki, kendilerine altın ve gümüşten, zevk ve safadan, lezzet ve şehvetten bir âlem kurup, keder ve ızdırap fikirlerinin kafalarına girmesine izin vermiyorlardı.
Dünyaya şahit olmanin yolu ise maceranın kendisinden başka bir şey değildi. Yaşanılanlar, görülenler ve öğrenilenler ne kadar acı olursa olsun, macera insanoğlu için büyük bir nimetti. Çünkü dünyadaki en büyük mutluluk, bu Dünya'nın şahidi olmaktı.
İçinde birçoğumuzun duyduğu ama belki de felsefelerini tam bilmediğiniz filozofların hayatımızı nasıl içten içe sarıp sarmalayarak bize onların sayesinde hayatımızda yönümüzü tayin edebilmemize