Özlem

Özlem
@Longingxc
Ögrenci
25 Aralık
367 okur puanı
Ocak 2020 tarihinde katıldı
“İstanbul halkı devletlerine, nimetlerine mağrur oldular. Hak yolundan ayrıldılar, nefis havasına düştüler. Biri birini aldatır, biri öbürünün elindekini almaya çalışır. Namusa iftira atarlar, leke sürerler.” Bu satırlar ne zaman yazılmış biliyor musunuz? Yaklaşık 350 yıl önce. Mehmed Halife, yüreği sızlayarak İstanbul’un hoyrat, değerbilmez çürümesini anlatıyor. Ve şöyle devam ediyor: “Bütün esnaf hilekâr. Ulema ilmin faziletini unutmuş, avam ise zina ve livataya (ters cinsel ilişki türü) düşmüş. İstanbul’un üzerinde bir bela dolaşıyor. İstanbul böyle devam edemez ya bir merhametsiz kılıç sahibi kesecek, ya bir salgın gelip kıracak, ya da bir ateş düşüp yakacak bolluk içinde aklını ve ahlâkını kaybeden insanları kül üstünde çırılçıplak bırakıp yaptıklarına pişman kılacak.”
1000Kitap
Reklam
İnsan her acıya bir sorumlu bularak rahatlama yolunu seçmez mi zaten.
1000Kitap
Bazen bir anlığına beni yerimden sıçratıp kendime getiren bir cesarete kapılıyorum, o an - nereye gideceğimi bilsem, koşa koşa gideceğim..!
1000Kitap
En süslü ifadede yatar en büyük yalan.
Namus...Herkesin söylediği fakat kimsenin rast gelmediği bir tür kuş olmalı!
Reklam