Aslında bize çok pahalıya mal olan şeyleri bedava aldık sanırız. İşte burada sersemliğimiz çıkıyor ortaya: Biz yalnız para verip aldığımız şeyleri satın aldık sanıyoruz, karşılığında kendi kendimizden bir şeyler yatırdığımız şeylere bedava diyoruz. Evimizi, sevimli ve verimli toprağımızı vermemiz gerekseydi, bunları satın almazdık hiç, ama bunları elde etmek için derde, sıkıntıya, tehlikeye düşmeye; onurumuzu, özgürlüğümüzü, zamanımızı yitirmeye dünden hazırız. Herkes için kendisinden daha ucuz hiçbir şey yok.
O halde her kararımızda, her girişimimizde bir malın satıcısına yaklaştığımız zaman yaptığımız gibi yapalım: Canımızın çektiği şeye ne kadar istiyorlar, bir bakalım. Hiç para etmeyen şeyin fiyatı ateş pahasıdır ama birçok olay gösterebilirim ki, bunları elde etmek, edinmek, özgürlüğümüzün elimizden alınması pahasına olmuştur. Bu gibi kârları elde etmeseydik, kendi kendimizin sahibi olurduk.