Sinem

Sinem
Selçuk Üniversitesi
145 okur puanı
Aralık 2018 tarihinde katıldı
Şu anda okuduğu kitap
8/10
·160 syf.··
2020 12. kitabı
·
11 günde okudu
·
Okunma: 31 Mart 2020 02:25
Yalın, akıcı, samimi ve bir o kadar da gerçekçi bir anlatı. Öte yandan harika bir mizah. İlk başlarda bu mizah size ego olarak gelebilir. Ancak sonraki sayfalarda bunun ego olmadığını göreceksiniz. Hatta kitapta kendinizi bulacak, Fante’nin diğer kitaplarını da okumak isteyeceksiniz. Fante’nin Los Angeles Yolu, Bahara Kadar Bekle Bandini, Bunker Tepesi Düşleri isimli kitaplarında aynı karakterimiz yani Arturo Bandini yer alıyor. Bu kitaplarda da Bandini’nin hikâyesi size tuhaf ve bir o kadar tanıdık gelecek.
Edebiyat
Toza SorJohn Fante · Parantez Yayınları · 20245,9bin okunma
Etimoloji Defteri
Mücellit Nedir ?
8/10
·212 syf.··
2020 6. kitabı
·
22 saatte okudu
·
Okunma: 10 Ocak 2020 14:42
Ömer Hayyam'ı okuduğumda her zaman içimde şu duygu uyanır, ''duygular, düşünce yapısı, o kafa karışıklığı, aynı mantıksal yapı ve duyumsama." O kadar derinden hissederim ki şu soruyu sormadan geçemem: Ben mi oyum yoksa o mu ben, ya da aklın yolu ve duygusu hep aynı mı? Ömer o noktaya gelmiştir ama oraya gelmenin yolculuğu çok uzundur. Ne müslüman ne ateist ne de başka birşey. Ömer Hayyam sadece aklın ve mantığın yolunu tutan, dinlere ve içeriklerine baktığı zaman tutarsız bulan ve onlara inanmayan ama bir yaratıcının var olduğunu mantığı ve aklı ile anlayan biridir. O da öldükten sonra bir yaşam var mıdır yok mudur sorgulama merakı içindedir, öldükten sonra ne olacağını düşünür durur. Bazen önceden inandıklarıyla serzenişte bulunur, çünkü bilinmeyenlere karşı hiç bir bilgi olmadığı için tekrar tekrar eski inandıklarına başvurarak mantığı ile çelişir: "Çalışarak kazanacaksam senin ne cömertliğin kalır?" sözü yaratıcının yüceliğine sığınma değildir, yani yüceltme sitemi, sen bunlardan da yücesin değildir ''bu mantıksız'' demektir ve bunalım içindedir. Zira bu anlamsızlık serzenişi onu o kadar bunaltmış, "madem duaya cevap vermiyorsun, başkaldırdım artık varsa bir işaretin göster" der. Bazen öldükten sonra sadece toprak olacağına kanaat eder ''öldükten sonrası belli değil, sen dünyada ne yaşayabiliyorsan yaşa mesajı verir'' bazen düşünür bir yaratıcı olması gerek ama suskunluğa çekilmiş durumda yeniden ona isyan bayrağı çeker. Cennet cehennem ölümden sonrası tam bir muammadır onun için, din öğretilerine inanmaz ki ''gidip de gören mi var'' der... Kısacası aklı bu muammayı çözemez, öldükten sonra ne olacağını bilmez, eski inandıklarıyla da aklı arasında serzenişte bulunup durur çünkü onlardan başka bir açıklama yeryüzünde yoktur.
Felsefe
DörtlüklerÖmer Hayyam · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202127,9bin okunma
8/10
·218 syf.··
2020 5. kitabı
·
29 saatte okudu
·
Okunma: 04 Ocak 2020 04:22
Hem dini ilimler hem de fenni ilimler konusunda kendini bir hayli yetiştiren fakat bir gün ruhunu huzursuz eden bir şüpheyle karşı karşıya gelen Raci'nin; Aynalı dede ile karşılaşarak ruhunu kemiren bu şüpheleri giderme aşamaları anlatılır bu güzel eserde. Zira Raci hakikati arayan bir yolcu, Aynalı dede ise hakikati bulmuş bir kuldur. Şüpheler içinde boğulurken bir mezarlıkta Aynalı dedeye rastlayan Raci, onun yanına her gidişinde hayali yolculuklara çıkar ve bu yolculuklardan pek çok şey öğrenir.Yazar bu yolculukları ifâde ederken muhayyilesinin ne kadar geniş ve güçlü olduğunu okuyucuya bizzat hissettirir. Zira insan okurken o âleme dalar ve kendini oradaymış gibi hisseder. En azından yazar bana bunu hissettirmeyi başardı. Bu tasavvufi yolculukları anlatmak adına kullanılan gerek dil gerek anlatım biçimi gayet sade ve akıcıdır. Yazarın materyalist düşünceye karşı böyle bir eser kaleme aldığını kitabı okumadan önce biliyordum. Kitabı okuyunca bu amacın başarılı bir biçimde yerine getirildiğine şahit oldum. Vahdet-i Vücûd ilkesi kitaba hakim. Tasavvufa dair unsurları bilerek kitabı okumak eminim daha farklı kapılar açacaktır. Ayrıca yer yer Peygamberlerden (Hz.Muhammed, Hz.Isa, Hz. Musa gibi) de bahsedilmiştir. Özellikle "Saadet nedir?" sorusuna bazı peygamberlerin; Aristo, Platon gibi düşünürlerin, Lokman Hekim'in, Buda'nın v.s. cevap verdiği kısım çok hoştur. Kitaba dair hoşuma giden bir diğer yön ise kitap içerisinde geçen yer ve isimlerin çoğu hakkında tatmin edici dipnotlara yer verilmesi oldu. İnsan bu dipnotlardan bile kendine pek çok şey katabiliyor. Okurken hiç sıkılmadım. Aksine her bölümde ve yolculukta neyle karşılaşacağım konusunda merak uyandırdı bende. Kitabı her yönüyle çok beğendim...
Felsefe
A'mâk-ı HayalFilibeli Ahmed Hilmi · Kaknüs Yayınları · 202022,3bin okunma
7/10
·198 syf.··
2019 27. kitabı
·
23 saatte okudu
·
Okunma: 17 Temmuz 2019 15:27
Eserlerinde umut, çaresizlik ve hüsran gibi duyguları yoğun olarak işleyen Turganyev romanlarının zirvesini oluşturan "Babalar ve Oğullar“da adeta yaşadığı bunalımlar çağının insan ruhundaki akislerini çiziyor. Eserlerinde zıt kişiliklerin, mutlulukla mutsuzluğun, maddeyle ruhun, iyiyle kötünün çarpışmasını da bütün şiddetiyle hisettiriyor.Gençlerin ne sebeplerle nihilizme doğru kaydıklarını ve zaman farkından dolayı ailelerinden kopuşları anlatılıyor. "Babalar ve Oğullar"da Turganyev; Nihilist bir kişilik olan Bazarov’un dünyada varolan bütün kuruluşların yıkılması gerektiğini savunarak neredeyse iki kere ikinin dört etmemesi gerektiğini hayal ederken düşünce yapısının tam tersi duygularla oradan oraya savruluşunu izletiyor bize. O kadar ki aşkı bile inkâr eden bu kişi, bir kadına aşık olduğunu anlayınca hemen -kendini koruma içgüdüsü ile- bulunduğu yerden uzaklaşıveriyor. Eseri sevdim, fakat diyalogların bazı yerlerinde sıkıldığımı söylemeden geçemeyeceğim. Yine de gerek verdiği mesajlar gerekse akıcı üslubu ve yalın bir dil kullanmış olmasıyla birlikte okunması gereken bir kitap olduğunu düşünüyorum.
Edebiyat
Babalar ve OğullarIvan Turgenyev · Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları · 202555,9bin okunma
5/10
·104 syf.··
2019 26. kitabı
·
2 saatte okudu
·
Okunma: 15 Temmuz 2019 15:03
Ahmet Ümit'in diğer kitaplarını okuduysanız aslında bu kitaptaki acemiliği hissediyorsunuz. (Ki kendisi bir söyleşisinde "Yazar olduğumu Sultan'ı Öldürmek kitabında anladım." demişliği var. Kitap, 12 Eylül darbesine direnen insanların gerçek hikayelerinden oluşuyor. İlk hikaye yüreğinizde bir yerleri sızlatıyor. Lanetler okuyup, beddualar ediyorsunuz. Diğer öyküler de başka başka yerlerden vuruyor. Kitaptan tam beklediğimi alamasam da bir günde okunup bitirilebilecek bir kitap olması itibariyle okunmalı derim.
1000Kitap
Çıplak Ayaklıydı GeceAhmet Ümit · Everest Yayınları · 20196bin okunma