Hepimiz görüntüde iyi aile çocuklarıydık ama gerçekte bizi çıkmaza sokan
bu iyi ailelerimizdi. Toplum normlarına uygun çocuk yetiştirmeyi
reddedip bize bazı özgürlükleri tanımıyorlardı.. Biz ise bu özgürlükleri
bu toplumda kullanamıyor, düşündükçe kendimizi farklı hissediyorduk.
Bir kere uzaklaşmaya başlayınca da geriye dönemiyor, gittikçe dengesizleşiyorduk.
Ailelerimiz konuşurken başka,uygularken başka olunca..
Birini sevmeye kalkışmak, önemli bir işe girişmek gibidir,bilirsin. Enerji, kendini veriş, körlük ister. Hatta başlangıçta bir uçurumun üzerinden sıçramanın gerektiği bir an vardır. Düşünmeye kalkarsa atlayamaz insan . Bundan böyle artık bu gerekli sıçrayışı yapmayacağımı biliyorum.
"Zaten içindekileri boşaltabileceği kadar büyük bir oda da yoktu dünya üzerinde. Aslında ne çok isterdi tüm düşüncelerini bir yere boşaltıp rahatlamayı sonra kapıyı kilitleyip arkasına bakmadan oradan uzaklaşmayı."