Meryem

Meryem
Genç adam kendini kanepeye bırakarak başını öte yana çevirdi. “Aşkımı öldürdün,” diye söylendi. Kız ona anlamamış gibi bakarak güldü. Dorian karşılık vermedi. Kız geldi, o minik elleriyle onun saçlarını okşadı. Diz çöktü, onun ellerini dudaklarına bastırdı. Dorian ellerini çekti, bedeninde bir ürperti dolaştı. Sonra yerinden fırlayarak kapıya yürüdü. “Evet,” diye bağırdı. “Aşkımı öldürdün sen benim. Eskiden hayal gücümü beslerdin. Şimdi merakımı bile uyandıramıyorsun. Zerrece etkilemiyorsun beni. Ben seni sevdimse şahane olduğun için sevdim; üstün yeteneğin, zihinsel gücün vardı, büyük şairlerin hayallerini gerçekleştiriyor, sanatın gölgesine biçim veriyor, somutluk katıyordun. Bunların hepsini fırlatıp attın. Sığ ve aptalsın. Ulu Tanrım! Ne delilikmiş seni sevmek! Ne kadar aptalmışım! Gözümde hiçsin artık. Bir daha asla görmeyeceğim seni, asla düşünmeyeceğim. Adını asla ağzıma almayacağım. Eskiden benim gözümde neydin, bilmiyorsun. Bir de ben... Of, düşünmeye bile dayanamıyorum! Keşke seni hiç görmemiş olsaydım! Hayatımın büyük aşkını mahvettin. Aşkın senin sanatını bozuyor madem, sen aşkı hiç tanımıyorsun demektir! Sanatın olmayınca sen bir hiçsin. Ben seni ünlü, parlak, şahane biri yapacaktım. Dünya senin önünde diz çökecekti, sen de benim adımı taşıyacaktın. Şimdi nesin ki? Güzel yüzlü, üçüncü sınıf bir aktris.”
📚🔔 Tatil zili çaldı! Bir yıl boyunca verilen emeklerin ardından şimdi dinlenme, keşfetme ve yeni maceralara atılma zamanı. 🌞 Bu yaz bol kahkahalı, bol anılı ve elbette bol kitaplı geçsin. Tüm öğrencilere keyifli tatiller diliyoruz! 💙📖
Mutluyduk, Asel'le birbirimizi seviyorduk. Sonra beklenmedik bir bela geldi başıma ... Felaketin neden ileri geldiğini bulup çıkarmak şimdi öyle zor ki! Her şey birbirine karıştı, arap saçına döndü. Gene de ben bazı gerçekleri anladım, ama iş işten geçtikten sonra ne işe yarar?
Titrediğini hissettim birden: Korkudan mıydı, yoksa üşümüş müydü, bilmiyorum artık. Ceketimi çıkarıp üstüne örttüm, sımsıkı kucakladım. Böylece bir güçlülük duydum içimde, kendi gözümde büyüdüm. Bir kimseye karşı bu denli içimin kaynayacağını, birini korumanın, yakınlık göstermenin bu denli hoşuma gideceğini hiç bilmezdim. Kulağına eğilerek; «Kimsenin seni üzmesine göz yummayacağım; al yazmalım, selvi boylum benim» diye fısıldadım.
Kolundan tıittum. - Atla içeri, Asel, gezelim biraz. Sevinçle kabul etti. Bir anda ikimiz de bambaşka insanlar olmuştuk. Bütün kaygılarımız, üzüntülerimiz uçup gitmişti. Yeryüzünde ikimizden, mutluluğumuzdan, yerden, gökten başka bir şey yoktu.
Hâlâ uyuyamamışsam sevgili okurlarım, anılarının izini sürerek kaybettiği sevgilisinin suretini arayan mutsuz âşık olur, şehrin her kapısını açar, afyon içilen her odada, hikâye anlatılan her mecliste, şarkı söylenen her evde kendi geçmişimin ve sevgilimin izlerini ararım.