“Tanrı mutlu zamanlarda ruhun huzur içinde ve neşeli olmasını kabul etse de hatta bunu arzu etse bile , mutsuzluğun en ileri noktasında ruhun da ılımlılıktan uzaklaşmasını isteyebilirdi ..”
“..İçimi acıtan ve kalbimi yaralayan, onun onursuz bir kölesi haline gelmiş olmam, onu hâlâ utanmadan sevmem ve açgözlü kalbimin bu sevgiden zevk alması, mutlu olması onun bu yaptıklarına karşı koymamam ve ona karşı bir kin duymamamdır..!”
“..yanıma oturur, titrek bir sesle: kitaplar yüzünden çok acı çekiyorum esat ağabey,’ derdi. ‘sanki hepsi benim için yazılmış. bu kadar insanı birden canlandıramıyorum: hepsini birbirine karıştırıyorum. gülünç oluyorum...”