“..peki, ben etki altında kaldığımı, kitapların beni mahvettiğini nasıl anlatacağım?’ anlaşılmamaktan çok korkardı. ‘başkalarından ayrı hissetiğimi nasıl belirtsem? kimse bilmeyecek... hiç olmazsa mezar taşıma yazın: burada insanlara başka türlü hayran
olan biri yatıyor. ne türlü? bir bilsem, ah bir bilsem...”
“..Fakat nefsimi ebedi bir yalnızlığa mahkum etmeye mecburum. Hayat ancak bir kere oynanan bir kumardır, ben onu kaybettim. İkinci defa oynayamam. Artık benim için eskisinden beter bir hayat başlayacak...”
“.. Bazı insanlar, sevdikleri
ölülerin uzun bir yolculuğa çıktıklarını düşünmüşlerdir; bense, bütün
yolculuğa çıkanların ölmüş olduğunu düşünüyordum. Ne büyük bir günah, değil mi?"