Artık hiçbir şey ilgimi çekemez; ölüm sorunu bile gözüme gülünç görünebilir; acı - kısır, sınırlı; heyecan - katışık; yaşam - akılcı; yaşamın diyalektiği - şeytanca olmayan, mantıklı bir diyalektik; umutsuzluk - küçük, kısmi; sonsuzluk - boş bir sözcük; hiçlik deneyimi - bir yanılsama; alın yazısı - bir şaka... Ciddi ciddi düşünürsek, tüm bunlar neye yarıyor?
Yaşam benim için bir işkence ama ondan vazgeçemem, çünkü kendimi uğruna kurban edebileceğim mutlak değerlere inanmıyorum. İçtenlikle söylemem gerekirse, ne neden yaşadığımı biliyorum, ne de neden yaşamaktan vazgeçemediğimi...