Zarifin kendisi incedir ama yürüdüğü yol, diken ve çalılarla kaplıdır. Yine de iç sesi şöyle devam eder: Yoldan bir taşı kaldır, bir insana merhaba de, bir kuşu sev ya da bir çiçeği, bir kediyi ya da. Gücün yetiyorsa bir sızıyı gider, birinin gözyaşını sil, kendine de başkalarına da ferahlık ver. Hayat, incelikle düşünürsen kimseye yük olmama bahsidir.
Durmadan seni düşünüyorum gece gündüz seni düşünüyorum noktasız virgülsüz uzayan bitmek bilmeyen acı gibiyim bir yalnızlık bir yazı gibiyim öyle yazıyorum sana sende yaz bana oraları kendini oranın insanlarını ilişkilerini anlat bana bugüne değin bir haberini alamadım çıldıracağım öldün mü kaldın mı kayalara çarpıp battın mı yoksa beni unuttun mu bana yazmak istemiyor musun benim sana yazmamı istemiyor musun n'olursun cevapla beni bir tek sözcükle de olsa cevapla dayanamayacağım sana varacağımı bilsem yola koyulacağım izin verseler gelip seni bulacağım dağlarını kışını yalnızlığını çocuklarını paylaşacağım n'olur yaz bana...