Güneşe benze çocuk. Kimseye benzemeye çabalama. Sen güneşe benze. Her gün güneşi model al. Yaşam veren ol. Isıtan, aydınlatan, besleyen ol. Sor kendine şuanda düşündüğüm şey ışığı yansıtıyor mu? Yoksa içimi mi karartıyor? Zihnini, bedenini, ruhunu her gün güneşle yıka çocuk.
İrade zayıflığı, içsel dürtüler ve klişelerden de destek alarak hatalara devam edip alenileştirmeye kalkınca ve buna etraftaki kötü örnekler, dil, ortam, dürtüler de eklenince İrade terbiyesinden uzaklaşmamıza neden olan sis perdesini yaratmış oluyoruz. Bu perdeyi yok etmenin sadece bir yolu var; tefekkür. Kendini dinlemek için kabuğuna çekilip, çevredeki yönlendirmelerden sıyrılıp ruhunun derinliklerine kadar müspet düşüncelerin yerleşmesini sağlamak...
Aşkın gözü kördür derler. Yanlış! Aşıkken hiçbir zaman olmadığı kadar gözüm açık oldu. Gereksiz hiçbir şeyi göremezsin aşıkken. Ve gereksizler ayıklanınca sadece hakikat kalır gözlerinizin önünde. Anca bir aşık arayabilir hakikati ve hayatın anlamını. Zorla gözümüze sokulan yalanlar, riyakarlıklar, hırslar, mallar, mülkler, hevesler hakikati görmemize engeldir. Aşk bunların hepsini anlamsız hale getirir, o saatten sonra gördüğünüz tek şey aşktır işte o hakikattir. Sizin hakikatinizdir, sizin gerçeğinizdir. Yaşamın bütün anlamını o gerçeğin, yani aşkın etrafına inşa edersiniz. Merkezinizde aşk olmayan bir hayatın anlamı da yoktur benim için.