Benim aksime çok mutluydu Mehmet. Ama bu mutluluğun benimle ya da ilişkimizle bir ilişkisi yoktu. Yapacak ne çok işi, görecek ne çok insanı, konuşacak ne çok arkadaşı, derdine koşacak ne çok tanıdığı vardı. Katılacağı doğum günleri, kutlamalar, iş hayırlamaları, bebek görmeleri, Tebrikler, hasta ziyaretlerin dükkan ziyaretleri, aile yemekleri, arkadaş buluşmaları hiç bitmiyordu. İlkokul öğretmenini bile ziyarete gidiyordu, ilkokul arkadaşlarıyla ayrı, ortaokul arkadaşlarıyla ayrı buluşuyor, liseden arkadaşlarla eski günlerdeki gibi geziler planlıyordu, üniversite'den arkadaşlarıyla da ... of bitmek bilmeyen bir sosyal hayatın içindeydi Mehmet. Sevgiliyken neden mi göremedim bunu?Aslında gördüm. Gördüm ama evlenirsek Onların hepsi benim de olur sanmıştım. Ben yalnızdım , o kalabalıktı. Evlenince o kalabalık benim kalabalığım olacaktı. Hazır Bir ailem hazır bir çevrem olacaktı. Ama olmadı. Hiç kimseyi sevemedim. Sanki herkes her şeyi biliyor gibi geliyordu. Sohbeti ilerletemiyordum.