Şehirli ahali tabii olarak bir yerde devamlı oturmaları sebebiyle, medreselerde işlenen ve öğretilen ve tabiatıyla kitabî esaslara daha sadık bir İslâm anlayışını, başka bir deyişle, ayrıca devletin resmî desteğini de sağlayan Sünnî Müslümanlığı benimsemişti. Konar-göçer Türkler ise, kendilerine önce İranlı, sonra da Türk sûfiler tarafından getirilen, tasavvuf ağırlıklı ve eski inançlarıyla da benzeşen mistik bir Müslümanlık anlayışını benimsediler. Kısa zamanda geleneksel inanç yapılarının rengini alan bu Müslümanlık, Sünnî Müslümanlıktan birçok bakımlardan farklılaştı.