Mehmet Kaplan’ın Kültür ve Dil adlı eseri, Türk düşünce ve edebiyat dünyasında kültür kavramını dil merkezinde ele alan önemli çalışmalardan biridir. Kaplan, bu kitapta yalnızca dilin yapısını incelemekle kalmaz; dilin bir milletin hafızası, kimliği ve medeniyet birikimi olduğunu da göstermeye çalışır. Eser, özellikle Türk kültürü ile dil arasındaki bağı anlamak isteyen okurlar için temel kaynak niteliğindedir.
Kitabın en dikkat çekici yönlerinden biri, sade fakat düşünsel yoğunluğu yüksek bir anlatıma sahip olmasıdır. Mehmet Kaplan akademik bir dil kullanmasına rağmen okuyucuyu metnin dışında bırakmaz. Dilin yalnızca iletişim aracı olmadığını, aynı zamanda bir toplumun duyma, düşünme ve dünyayı algılama biçimi olduğunu örneklerle açıklar. Bu yaklaşım, kitabı kuru bir dil incelemesi olmaktan çıkarıp kültürel bir düşünce eserine dönüştürür.
Kaplan’ın üzerinde durduğu temel meselelerden biri kültürel devamlılıktır. Ona göre bir milletin geçmişle bağını koruyabilmesi için dilini koruması gerekir. Dilin yozlaşması ya da yabancı etkiler altında kimliğini kaybetmesi, kültürel hafızanın da zayıflamasına yol açar. Bu nedenle eser boyunca Türkçenin zenginliği ve korunması gerektiği sık sık vurgulanır. Yazarın bu konudaki hassasiyeti, özellikle günümüzde dil tartışmalarının yoğunlaştığı düşünüldüğünde hâlâ güncelliğini korumaktadır.
Kitapta yer alan denemeler ve düşünce yazıları yalnızca dil üzerine değil; edebiyat, medeniyet, eğitim ve toplum meseleleri üzerine de önemli değerlendirmeler içerir. Kaplan’ın geniş kültürel perspektifi, okuyucunun olaylara daha derin bir bakış açısıyla yaklaşmasını sağlar.
Özellikle edebiyat ile toplum arasındaki ilişkiye dair yorumları, Türk edebiyatını anlamak isteyenler için yol göstericidir.Ancak eserin bazı bölümleri günümüz okuru için ağır