Sena D

Bazen radikaller karşılarına dikilen duvarda bir kapı aramak yerine onu böylesine büyük, böylesine sağlam, böylesine anlamsız olduğu için, menteşeleri, tokmağı, anahtar delikleri olmadığı için hiddetle kınamakla yetinirler ya da yorgun argın bir kapıdan geçtikten sonra karşılarına çıkacak yeni duvarı arar dururlar... Zamanla kötülüğe sahip çıkmaya hatta onunla gururlanmaya başlarlar: canavarlar ve gaddarlıklar onların söylediklerinin ispatıdır ve söyledikleri şeye pek değer verirler.
Sayfa 51·Kitabı okudu
Siyaset
Ne Kadar Kitap Kurdusun?
0-30p: Kontrollü okuyucu 📖 40-70p: Hafif bağımlı 👀 80p+: Geçmiş olsun, kitaplar seni ele geçirmiş 😅
Siz, birçok yönden iyisiniz ve iyi olmadığınızda kötü de sayılmazsınız. Sadece aylak aylak dolaşıp, tembellik yapıyorsunuz. Ve ne yazıktır ki, geyikler kaplumbağalara öğretemez hızlıca koşmayı.
Sayfa 42·Kitabı okudu
Felsefe
Aslında bizi yalnızlığa sürükleyen çoğunlukla başkasıyla karşılaşmaktır. Sohbet kendinden ve farklılıklarından bahsetmeye götürür kişiyi. Ve bu başkası bizi, tarihimiz ve kimliğimiz içindeki, bencil ve yalanlar söyleyen özümüze taşır yavaş yavaş. Sanki hep öyleymişiz gibi...
Sayfa 54·Kitabı okuyor
İlişkiler
Her zaman bir şeyler yapmak, peki ya "olmak"? Bunu sonraya bırakırız çünkü hep daha iyisi, daha acili, daha öncelikli olanı vardır. Varolmak yarına kadar bekleyebilir. Ancak yarın da öbür günün işlerini getirir. Bitmeyen karanlık bir tünel. Ve buna yaşamak derler.
Sayfa 78·Kitabı okuyor
Felsefe
Yürümek insana kâr değil fayda sağlar hem de fazlasıyla. Kârla fayda arasındaki fark, kâr getiren eylemleri benim yerime bir başkasının da yapabilecek olmasıdır. Ve gerçekte de kâr getiren eylemler zaten başkaları tarafından da yapılabilir olagelmiştir. Rekâbet ilkesinin yarattığı sabit bir gerçektir bu. Öte yandan, benim için faydalı olan şey tavırlara, davranışlara, yaşamımın başkasına kati surette devredemeyeceğim anlarına bağlıdır. Thoreau bir mektubunda, kendiniz için saptadığınız herhangi bir eylemi tartabilmek için şu soruyu sormanızı tembihler: "Bunu benim yerime başkası da yapabilir mi?" Cevabınız evetse, o fikri bırakın, tabii hayati önem taşımıyorsa. Derinlemesine yaşamak, işte bunu bizim yerimize kimse yapamaz. İş için yerimizi başkasına verebiliriz ama yürümek için değil. En büyük fark budur işte. Eğer ben ben değilsem, kim benim yerimde olacak?
Sayfa 84·Kitabı okuyor
Felsefe