Macit

Macit

, bir kitap okudu
Puan vermedi·280 syf.·
49 günde okudu
·
Okunma: 30 Mayıs 2018 09:33
·
2018 3. kitabı
Colin Bruce
8.1/10 · 30 okunma
Reklam
Az
9/10
·360 syf.··
2020 11. kitabı
·
9 günde okudu
·
Okunma: 18 Nisan 2020 20:48
Kitabı bir cümlede özetleyecek olursak şu cümle tam uygun olur diye düşünüyorun: Ne kadar az şey biliyoruz.. İncelemeyi yazarken karakter sınırlamasına takıldım inceleme 150 karakterden az olamıyormuş :) Oysa bazen tek cümle bile koskoca bir anlam barıdırabiliyor. Bazen bir göz teması da yetebiliyor. Arkadaşınızla bakışlarınız kesiştiğinde olduğu gibi göz teması bile gülümsetmeye yetebiliyor veya sevmediğimiz birini gördüğümüzde suratın asılması gibi az şeyle çok anlatabiliyoruz. İyi ki okumuşum dediğim kitaplardan.
Edebiyat
AzHakan Günday · Doğan Kitap · 201926,9bin okunma
Puan vermedi·400 syf.··
2020 19. kitabı
·
15 günde okudu
·
Okunma: 14 Temmuz 2020 16:13
Yaşadığımız binlerce şeyden olsa olsa bir tanesini dile getiririz, onu da gelişigüzel ve hak ettiği özeni göstermeden yaparız. Dile getirilmemiş bütün o deneyimlerin arasında hayatımıza belli etmeden biçimini, rengini ve tınısını da verenler de vardır. Bizler, ruhları araştıran arkeologlar olarak, bu hazinelere yöneldiğimizde, onların ne kadar dağınık olduklarını keşfederiz. İncelediğimiz şey, kımıldamadan durmak istemez, kelimeler yaşananın üzerinden kayıp gider, sonunda kâğıdın üzerinde bir sürü çelişki kalır. Uzun zaman, bunun bir eksiklik, üstesinden gelinmesi gereken bir şey olduğuna inandım. Bugün ise durumun başka türlü olduğunu düşünüyorum: Bu bildik ama yine de gizemli deneyimlerin anlaşılabilmesi için geçerli çözüm yolu, dağınıklığı kabul etmektir. Kulağa tuhaf geliyor bu, evet, hatta aykırı, biliyorum. Ama olaya bu açıdan baktığımdan beri ilk kez gerçekten uyanık ve hayatta hissediyorum.
Edebiyat
Lizbon'a Gece TreniPascal Mercier · Kırmızı Kedi Yayınevi · 20122,192 okunma
Puan vermedi·481 syf.··
2019 18. kitabı
·
5 günde okudu
·
Okunma: 20 Ekim 2019 19:30
Okumaya başlayınca okumayı bırakamadığım kitaplardan 4 günde bitirdim. Zamanım olsaydı daha kısa sürede de bitirirdim. İkinci dünya savaşı Nazi Almanya' sından kaçıp Türkiye' ye sığınan bir hukuk profesörünün acıklı hikayesi yalın ve zengin bir dille anlatılmış kitabı okurken olayların içindeymişim gibi hissediyordum. Anadolu coğrafyasında da benzer bir çok hikaye mecvut. Yaşanmış tarih boyunca yaşanan ama unutulan olaylar.. Aslında hâlâ benzer hikayeler yaşanmaya devam ediyor sadece farklı halklar, farklı isimler ama aynı acılar. Hep unutuluyor. Serenad
Edebiyat
SerenadZülfü Livaneli · Doğan Kitap · 2020164,1bin okunma
İnsan doğar. On - on beş yıl sonra dünyanın nasıl bir tezgâh olduğunu ve doğumla ölüm arasına nasıl hapsedildiğini fark eder. Bu aslında bir histir, bilgi değil. Ve ilk tepkisini verir. Avazı çıktığı kadar bağırarak. Bu çığlık, bir kalabalığın içinde cüzdanını çaldırdığını fark eden kişinin çaresiz haykırışına benzer. Önce aşağılayan ve umursamaz bakışlar atan kalabalık, sonra da aşırı gürültüye dayanamayıp, içlerinden birini, bağırıp çağıranla konuşmaya gönderir. O da gidip "Biz de çaldırdık cüzdanı, ne var ? Senin gibi kıçımızı yırtıyor muyuz? der. Böylesi bilimsel bir müdahale için, genelde diplomalı olanlar tercih edilir. Kalabalığın kayıtsızlığı karşısında yavaş yavaş sesi kesilen yaygaracı, gerçeği kabullenir ve çevresindeki boşluğu insanlarla doldurur. Buna, büyüme denir. Yetişkin olma. Tam olarak, yetişkin uysallığı. Yapay bir haldir. Tasarlanmıştır. İşlevselliği üzerinde hesaplar yapılıp öyle biçimlendirilmiştir. Yetişkin uysallığının temeli, toplumdaki her bireyin bir boka yaraması gerektiği inancında yatar. Ve en önemlisi, yetişkin uysallığı, tamamen ölçüsüz bir dünyada, milimetrik biçimde ölçülüdür. Oysa on dört yaşındaki bir çocuğun, ergen öfkesi olarak nitelenerel küçük görülen aşırı davranışları, doğal olanıdır.
Sayfa 120·Kitabı okudu
Reklam