1789 öncesi ile sonrasındaki Fransa'nın siyasi, sosyal ve çok kültürlülük kapışmasının aynasında ana karakter Julien'in aşkı ve hırsını konu alan bir eserdir. Ne emellerine, ne aşkına ne de kendisine tutunabilmiştir kitap boyunca.
Yükselme ihtirası ile yanıp tutuşan bir genç olan Julien Sorel'in zaman zaman iki yüzlülüğe kadar varan içten pazarlıklı halini, gerçekte bağlı olduğu dünya görüşünü ve Napolyon hayranlığını saklamaya çalışırken yaşadığı bunalımı anlatır.
Kitapta sağlam karakter tahlilleri var. Yazar romanda zaman zaman araya girer, kendi görüşlerini söyler. Yer yer bazı kopukluklar olsa da kitaptan uzaklaşamıyor hemen sizi kendisine çekiyor. Genel olarak kitabı beğendim, sürükleyici buldum. Dönemin toplumsal yapısının ve bozukluklarının ustaca ele alındığı, psikolojik tasvirlerle dolu, yoğun ve okunması gereken bir eser. Okuyacak olanlara şimdiden keyifli okumalar dilerim.