'Gözyaşları aktı birden alyanaklarının üzerine sel gibi
Ve tutuşturdu içindeki alevleri ve yaktı yalımlanan yüreğini
O bir kırmızı güldür gözyaşlarımdan biten
O bir beyaz nergistir bembeyaz bulutlar gibi bahar yağmuru indiren
Ne zaman gülümsese güneşler doğar gül yüzünde
Rabbim ne kadar da parlak habbeler bunlar bembeyaz dişlerinde'
"Yaşamanın amacı alışkanlıktı, rahatlıktı. Çoğunluk çabadan, yenilikten korkuyordu."
"Uyuyamadan yattığı yatağında kafası durmadan yazdıklarıyla uğraşırdı. Çoğu geceler, o gün üstünde en uzun durduğu cümle gelip onu bulurdu. Alışmayı anlıyordu. İşte insan beyni bile alışıyor, hep aynı şeyi tekrarlıyordu. Boyuna, "Karıncalar bilmeden severler," diyordu. Öte yanına dönüyor, kurtulamıyordu. "Uyumam gerek," diye düşündükçe kafası sanki "Olmaz!" diyordu, "Karıncalar bilmeden severler."
Sevgili bayan Felice;
Aramızdaki tüm gerginliklere rağmen sayenizde Kafka’yı affediyorum. Aramızda ilk defa samimiyet kuruldu, gerçek bir insan gibi karşımda şimdi. Gölgesiz, filtresiz hayatın içinden. Yükseklerden entelektüel bir sesle değil yaşamayı pek ciddi bir iş gören gergin, baskıcı, tutarsız, kıskanç, heyacanlı, hasretli, heyulalı. Öyleyse gerçek bir insan. Çünkü aşk budur sıkıntıdır, strestir, sığınaktır, kırıcıdır, günlük hayatın içindendir. Daima bir iyilik ülkesine giriş, hayaller üstünde bir toz bulutu değil.