Selim kalkardı ellerime sarılır beni bir gün unutacaksan bir gün bırakıp gideceksen boşuna yorma derdi boş yere mağaramdan çıkarma beni alışkanlıklarımı özellikle yalnızlığa alışkanlığımı kaybettirme boşuna tedirgin etme beni bu sefer geride bir şey bırakmadım tasımı tarağımı topladım geldim neyim var neyim yoksa ortaya döktüm beni bırakır san sudan çıkmış balığa dönerim bir kere çavuş olduktan sonra bir daha amelelik yapamayan zavallı köylüye döne rim beni uyandırma
bana bir yığın kitap aldırdı sattımız kitapların parasıyla bana bir yığın kitap verdi okuyayım di ye bana hemen okumalısın yetişmelisin diyordu bana bildiğim tanidigim güzellikleri sen de öğrenmelisin diyordu ne olur benim gibi okuyun her dedikoduya kulak kabartmayın benim gibi okusaydınız kirli sokakları yosunlu duvarlan çarpık taşlı binaları severdiniz tanışmadan severdiniz insanları onları birbirine benzemedikleri halde bir yanlarıyla derinde bir yerde aynı olduklarını görürdünüz beni dinlemeyeceksiniz biliyorum beni unutacaksınız geriye kuru bir gürültü kalacak benden anlaşılmaz sesler çıkardı ortalı toza boğdu gitti diyeceksiniz bir bahar temizliği yapacaksı nız arkamdan üzerinize sinmiş etkilerimi havalandıracaksı nız odaya dolan bunaltıcı havamı değiştirmek için pencere leri açacaksınız yoksa ne yapacaktınız nasıl olurdu nasıl başarılırdı benim gibi olacak benim gibi doğduğunuzdan beri üstünüze yığılan bütün bilgilerin size verilen bütün şeylerin sizi ezmesine dağıtıp yok etmesine izin verecek değilsiniz ya
Sayın profesör: bu arkadaşı getirdim, muayene etmeniz için. Kendisi intihar etti de; bakın nesi var? Edindigim bilgiler de burada işte. Hiç bir şeyi yok. Aspirin alsın geçer. Bu nedenlerle intihar etmez bir insan. Fakat....