Burak Kaan Kanver

Burak Kaan Kanver
@MagliNarK
Ey yanımızdaki Beş on mermere, bir avuç toprağa sığan Hudutsuz mavi umman hey! Yeni kıyılar bulur, yeni yarlar kazardın Sen her köpürüp taşmanda Her konuşmanda Milletinin alın yazısını yeniden yazardın.
Kurt Kanunu
Politikacı için en müthiş ceza, devletinin kendi elinde batmasıdır. Bunun hiçbir özrü yoktur İmparatorluğu elimize geçirdiğimiz zaman nüfusu 35 milyondu. Yedi düvelin kâğıt üstünde de olsa bizim saydığı bir milyon sekiz yüz bin kilometrekare toprağı vardı Sınırları Kongo'yu, Sudan'ı, Eritre'yi, Somali'yi içine alıyordu Tunus, Fas, Libya, Mısır, Kıbrıs resmen kaybedilmiş değildi Bu koca imparatorluk bizim elimizde ölmüştü. Suç ne kadar büyükse, çekilecek cezanın da o kadar büyük olması gerekir. Biz dünyanın en ağır suçunu, biraz tartaklamayla savuşturulur sandık. Bu anda yüzüme vuran darağacı gölgesi, suikast suçlusu olduğumdan değildir Eminciğim... Büyük suçun gölgesidir bu. Tarihin örneğini yazmadığı kurtlar boğuşmasına girip yenik düştük. Kurtlukta düşeni yemek kanundur."
Sayfa 236 - İthaki Yayınevi·Kitabı okudu
Reklam
Naciye Sultan ve Abdürrahim Efendi
Sultan II. Abdülhamid Naciye Sultan'ı çok sevdiği için oğlu Abdürrahim Efendi'yle evlendirmek istiyor ama Naciye Sultan bu evliliği istemiyor. Abdürrahim Efendi'yi insan olarak çok seviyor ama belki aile bağları çok yakın olduğu için, belki de abi kardeş gibi büyüdükleri için böyle bir birlikteliğe karşı çıkıyor. Hatta bir aralık Abdürrahim Efendi'ye bir mektup geliyor. Mektup, böyle evlilik olur mu, canınıza okuruz gibi tehditlerle doludur. Bu mektubu Abdürrahim Efendi, annesi İkbal Kadın'a veriyor. İkbal Kadın hemen Sultan Reşad'a götürüyor ve bir tahkikat yapılıyor. Sonunda anlaşılıyor ki mektubu, Abdürrahim Efendi istemediği bu evliliği durdurmak için kendi yazmış.
Sayfa 60 - Timaş Yayınları İstanbul 2015·Kitabı okudu
Alıntı
Fakir Ermeni Halkı ve Diaspora
Maalesef Ermenistan'da bazı kesimler ve Los Angeles, Paris, gibi şehirlerde refah içinde yaşayan diaspora, Ermeni halkını soykırım masalları ile uyutmaya devam edip kendi menfaatlerini artırıyor. Milli geliri zaten düşük olan Ermenistan'ın gelirinin büyük bir miktarı küçük bir azınlık tarafından paylaşılmaktadır. Takriben 75 bin Ermeni vatandaşı geçim savaşı verebilmek için Türkiye'dedir. Küçük bir azınlığı ve diasporanın bir kısmını daha zengin etmek için acaba bu soykırım yalanı ve Türkiye düşmanlığını gündemde tutup, 3 milyon fakiri, denize kıyısı bile olmayan bir ülkenin masum insanlarını sömürerek düşmanlık kültürünün yeşertilmesi çabaları daha ne kadar sürecektir? Asıl trajedi burada yatmaktadır.
Sayfa 168 - Timaş Yayınları İstanbul 2015·Kitabı okudu
Ermeni Tehciri
...Aslında şu anda düşünebildiğim en iyi şey; yatakta yatıyorsun, ben de biraz olsun sana hastabakıcılık yapıyorum, ara sıra geliyorum, elimi alnına koyuyorum, yukarıdan sana bakarken gözlerine dalıp gidiyorum, odada dolanırken bakışlarını üzerimde hissediyorum ve daima, artık dizginlenemeyecek bir gururla biliyorum ki senin için yaşıyorum, ancak böyle yaşamama izin var ve benimle kalıp bana elini uzattığın için şükretmeye başlıyorum. Ayrıca, bu yakında geçecek bir hastalık, seni eskisinden daha sağlıklı yapacak ve bütün görkeminle tekrar ayağa kalkmanı sağlayacak; bense yakında bir gün, umarım gürültüsüz patırtısız ve acı çekmeden, toprağın altına gireceğim
Sayfa 227 - Can Sanat Yayınları, 2023·Kitabı okudu
Alıntı
Türk Mektepleri
...Bir zamanlar herhangi bir mektebin önünden geçenlerle bizleri sokaklarda görenler "Bu Türk mektebidir" derdi, çünkü mektebin gürültüsü yüz iki yüz adımdan işitilir; birbirimizi kovalamak, dövüşmek, kafa göz yarmak, türlü türlü küfürler savurmakla meşgul olduğumuz görülürdü. Fakat zamanımızda bunlar yok gibidir. İçli dışlı temizlik ve terbiye ile büyük bir disiplinin belirtileri, izleri vardır. Umuyoruz ki bu tarz, günden güne artıp gelişsin!
Sayfa 103 - Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2019·Kitabı okudu
Kitap Alıntısı
Reklam