Merhaba;
Günlerden bir gün , aniden karşımıza çıkan, duruşuyla, bakışıyla ve güzelliğiyle keşfedilmeyi bekleyen kitaplar olur ya, ısrarla bizi kendine çeken, aklımızı kalbimizi, ruhumuzu esir etmek isteyen kitaplar. Babil'de ölüm İstanbul'da aşk tam
olarak böyle bir kitap.
Kitapla birbirimizi bulmanın sevinciyle hemen başladık cümleler arasında yürümeye , O keşfedilmenin, ben ise keşfetmenin merakıyla başladık aşk yolculuğuna;
En başlarda kimselerin haberdar olmadığı asırlardan beri titizlikle gizlenen bir hançer kabzasındaki sırdım. Ve Fuzuli beni keşfedip ruhunda gizlediği o dillere destan aşk hikayesini nakşede kadar sırrım açığa çıkmayacaktı. Belki de sonsuza kadar sır olarak kalacaktım diyor o sır. Bence iyi ki de bu güzel sırrı bulmuş ve bizlere ulaştırmayı başarmış.
Fuzuli beni dizelerine nakşederken bu kadar kişinin bana sahip olmak isteyeceği aklının ucundan bile geçmemişti . Birçok iyi ve güzel şehirler gezdim birçok insanlar gördüm. Kimi gün dünya düşkünü insanların ellerinde kimi gün de kıymet bilen dillerde gezindim durdum. Okunurken en çok , kendim gibi asırlar öncesine yolculuğa çıkan insanları sevdim. Ve gönüllerinde yaşadım. Kelimelerimi herkes okudu ve herkes o kelimelerde farklı kişilerde sadece bir kişinin yüzünü aradı, "EN ÇOK SEVDİĞİNİ" diyor bu sır. Ve sizleri de efsanevi sırrını
keşfetmeye çağırıyor " Babil'de Ölüm İstanbul'da Aşk" kitabı.
OKUMANIZI TAVSİYE EDERİM ..
İYİ OKUMALAR...:)