Fatih Duman beyfendinin bu serisini okumayı çok seviyorum. Her kitabında öncesinde adını sıkça duyduğum ama hayatıyla ilgili bir fikrimin olmadığı zatları tanımak çok değerli. Bu kitabın sevdiğim bir yanı da Kanuni Sultan Süleyman hakkında da bir şeyler öğreniyor olmak. Köklerimiz olan padişahlarımız ve yaşamları hakkında ince zarif dokunuşlarını öğrenmek beni mesud etti. Ve ölüm... Ancak bu kadar derin işlenilebilirdi. Meğer dünyaya çok değer yüklüyormuşum. Ondanmış bunca korkularım. Ondanmış kalp sıkışmalarım. Çünkü hala nefsimin kölesiyim. Bir gün azad edebilir miyim benden beni bilmiyorum. Ama bu sınavımda aklımı başıma getirecek dokunuşlara ev sahipliği yapan bu seriyi okumaya devam edeceğim.
"Bunca güzeli yaratan Allah kim bilir ne denli güzeldir? Güzelin elinden güzel olmayan bir şey çıkmaz ki. Bu yeşil örtü, bu mavi deniz, bu gök, bu yer... Ne de güzel görünür gözüme. Lakin gözlerim kifayet etmiyor ardında olanı görmeye. İlmim bu lügati çözemiyor. Bu lisana dönmüyor dilim. Tek başıma, bir başıma olmuyor."