"Bir felaketzedeyi en fazla, teselli eden ağlatır." s. 5.
"Ya haliyle'l-bal, kad belbelet bi'l-bilbali bal." Tantarani
Günümüz Türkçesi:" Ey gönlü aşk derdinden uzak kişi, gönlümü aşka salıp allak bullak ettin." s. 17.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
️"Kalbim, kalem gibi bir yol bulmuşken bütün dertlerini, bütün hislerini sanki fikrin doğru yolunun terazisinden kaçırarak onunla sana dökmek istiyor. Şu beyaz zemini, içindeki keder ve hüzünlerin rengiyle karalamak istiyor. Fakat içinde boğulduğu mutluluk abıhayatından benim de pay almamı arzu eden, ondan bana da bir kadeh sunmaya çalışan arkadaşımı, benim zehirli hayatımın zehirli rüzgarlarıyla haşlamak istemediğim için mümkün olduğu kadar elemlerimi gizleyerek konuşmak istiyorum." s.6.
"Mehtabın ışığı, güneşin hoş aydınlığı taşlara bile yansıdığı halde bu zavallı vücut taştan, mermerden daha katı bir maddeden mi yapıldı? Bülbül bile baharın güzelliğine dayanamayıp tatlı nağmeleriyle ötüyor. İşte ben de bunlara hayranken Schopenhauer'ın virane baykuşu gibi ötmesine şaşırdım. Pesimizmi bana anlatmak yalnız güç değil, imkansızdı. Ama o bülbüle bizim gibi hayran olacak yerde onu adi kuştan ayırmayıp da tüfeğinin saçmalarını ona doğru boşaltan avcılar bulunduğunu görmek, bu dünyada pek çok çirkinliğinde bulunduğunu göstermez mi?"s. 38.
️"Bana yazdığın mektubu eşinin görmemesi için o gelmeden önce kilitlemek, gizlemek niçin? Tam tersi sen onu orada bırakmalıydın. Hırpalamış olduğu yüreğin yansımasını orada görmeli, orada açtığı yaraların ıstırabını anlamalı, inlemelerini, iniltilerini dinlemeliydi!" s.24.
️" Tavsif-i muhabbet dehan-ı hameye sığmaz/Tarif-i mezaya-yı nihan nameye sığmaz."
*Günümüz Türkçesi: " Aşkın anlatımı kalemin ağzına sığmaz/ Gizli meziyetlerin tarifi mektuba sığmaz." s. 25.
"Bulunduğun mutluluk ve saadet aleminin yüksekliğinden biraz da aşağıya doğru bak güzelim!" s.29.
Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu
"Bir kez daha gördüm ki sonsuzca kaba şakalar yapan hakikat, en yaratıcı yazarlardan bile cesur olduğu için, en eğlenceli şeyleri buluyor, hiç çekinmeden olağanüstü olayların yanına komik unsurları, kaçınılmaz insani olayların yanına da şaşırtıcı olayları koymaya cesaret ediyordu."s.24.
" İnsan ruhunun derinliklerini yanan bir kibritin alevi gibi bir anda aydınlatan da küçük ayrıntılar değil midir zaten?"s. 26.
"Maddi dünyanın şaşırtıcı zenginliği hiçbir yerde olmadığı kadar bu olağanüstü yerde, tüm değerlerin paraya ve rakamlara dönüştüğü bu zalim açık arttırmada, insanoğlunun kibrinin ve gereksinimlerinin sergilendiği bu dev pazarda çok daha fazla hissediliyordu. Zor durumda olan herkes burada herşeyini satabilir, parası olan da istediğini alabilir, fakat alınan tek şey eşyalar değildir, bilgi ve bakış açısıdır aynı zamanda. Dikkatli bir insan bakarak, gözlemleyerek, dinleyerek her nesneyi daha iyi tanımlamayı, anlamayı öğrenir; sanat tarihi, arkeoloji, kitap sevgisi, mektup pulunu değerlendirme, nümizmatik ve bir o kadar da insan bilimi hakkında değerli bilgiler edinir. Buradaki salonlardan başka ellere geçmek ve sadece köleliğin esaretinden kurtulmak isteyen eşyalar ne kadar çeşitliyse, gözleri alışveriş tutkusunun sabırsızlığıyla, koleksiyon çılgınlığının gizemli ateşiyle yanıp tutuşan, merakla ve satın alma hırsıyla müzayede masasına üşüşen insanların ırkı ve sınıfı da o kadar çeşitlilik gösterir."s.30-31.
"Ringa balıkları yumurtlamak için nasıl kalabalığa ihtiyaç duyarlarsa, yankesicilerinde iyi bir vurgun için kalabalığa ihtiyaçları vardır, çünkü ancak kalabalık içinde kurban cüzdanına ya da saatine uzanan o tehlikeli eli farkedemez."s12.
(Çev:Gülperi Sert).Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları.İstanbul.·Kitabı okudu